Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
İçtihad Risalesi
İçtihad Risalesi - Fihrist
  • İÇTİHAD RİSALESİ
  • Yirmiyedinci Söz
    • Birincisi
    • İkincisi
    • Üçüncüsü
    • Dördüncüsü
    • Beşincisi
    • Altıncısı
    • Hâtime
    • Sahabeler hakkındadır
      • Birinci Hikmet
      • İkinci Sebeb
      • Üçüncü Sebeb
        • Birinci Vecih
        • İkinci Vecih
        • Üçüncü Vecih
      • Sual
  • Yirmialtıncı Mektub
  • Yirmidokuzuncu Mektub'un Birinci Kısmı
    • Birincisi
    • İkinci Nükte
    • Üçüncü Nükte
    • Dördüncü Nükte
    • Beşinci Nükte
    • Altıncı Nükte
    • Yedinci Nükte
    • Sekizinci Nükte
    • Dokuzuncu Nükte
  • İşarat-ı Seb'a
    • Birinci İşaret
    • İkinci İşaret
    • Üçüncü İşaret
    • Dördüncü İşaret
    • Yedinci İşaret yani Üçüncü Sual
İçtihad Risalesi - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

İçtihad Risalesi - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
gibi ben de işitip; o üç cemaatte herkes benim gibi

اِيَّاكَ نَعْبُدُ

ile mukabele ediyor tahayyül ettim.

اِذَا ثَبَتَ الشَّيْءُ ثَبَتَ بِلَوَازِمِه۪

kaidesince, şöyle bir hakikat fikre göründü ki:

Madem bütün âlemlerin Rabbi, insanları muhatab ittihaz edip, umum mevcudatla konuşur ve şu Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o hitab-ı izzeti, nev'-i beşere belki umum zîruha ve zîşuura tebliğ ediyor. İşte bütün mazi ve müstakbel, zaman-ı hazır hükmüne geçti; bütün nev'-i beşer bir mecliste, safları muhtelif bir cemaat şeklinde olarak; o hitab, o suretle onlara ediliyor. O vakit herbir âyât-ı Kur'aniye; gayet haşmetli ve vüs'atli bir makamdan, gayet kesretli ve muhtelif ve ehemmiyetli muhatabından, nihayetsiz azamet ve celal sahibi Mütekellim-i Ezelî'den ve makam-ı mahbubiyet-i uzma sahibi Tercüman-ı Âlîşanından aldığı bir kuvvet, ulviyet, cezalet ve belâgat içinde; parlak, hem pek parlak bir nur-u i'cazı içinde gördüm. O vakit, değil umum Kur'an; ya bir sure, yahut bir âyet, belki herbir kelimesi birer mu'cize hükmüne geçti: "Elhamdülillahi alâ nur-il iman ve-l Kur'an" dedim. O ayn-ı hakikat olan hayalden


 /  
80
Kitap Ekle