Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • İçtihad Risalesi
    İçtihad Risalesi - Fihrist
    • İÇTİHAD RİSALESİ
    • Yirmiyedinci Söz
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
      • Beşincisi
      • Altıncısı
      • Hâtime
      • Sahabeler hakkındadır
        • Birinci Hikmet
        • İkinci Sebeb
        • Üçüncü Sebeb
          • Birinci Vecih
          • İkinci Vecih
          • Üçüncü Vecih
        • Sual
    • Yirmialtıncı Mektub
    • Yirmidokuzuncu Mektub'un Birinci Kısmı
      • Birincisi
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
      • Dördüncü Nükte
      • Beşinci Nükte
      • Altıncı Nükte
      • Yedinci Nükte
      • Sekizinci Nükte
      • Dokuzuncu Nükte
    • İşarat-ı Seb'a
      • Birinci İşaret
      • İkinci İşaret
      • Üçüncü İşaret
      • Dördüncü İşaret
      • Yedinci İşaret yani Üçüncü Sual
    İçtihad Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    İçtihad Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    tabakatını turfanda ve taravetli ve taze ve genç bir surette ifade ettiği gibi; o inkılab-ı azîmin tarrakası altında olan insanların bütün hissiyatını, letaif-i maneviyesini uyandırmış; hattâ vehim ve hayal ve sır gibi duygular hüşyar ve müteyakkız bir surette o zikir, o tesbihlerdeki müteaddid manaları kendi zevklerine göre alır, emer. İşte şu hikmete binaen bütün hissiyatları uyanık ve letaifleri hüşyar olan sahabeler, envâr-ı imaniye ve tesbihiyeyi câmi' olan kelimat-ı mübarekeyi dedikleri vakit, kelimenin bütün manasıyla söyler ve bütün letaifiyle hisse alırlardı. Halbuki o infilâk ve inkılabdan sonra, gitgide letaif uykuya ve havâs o hakaik noktasında gaflete düşüp, o kelimat-ı mübareke, meyveler gibi gitgide, ülfet perdesiyle letafetini ve taravetini kaybeder. Âdeta sathîlik havasıyla kuruyor gibi, az bir yaşlık kalıyor ki; kuvvetli, tefekkürî bir ameliyatla, ancak evvelki hali iade edilebilir. İşte bundandır ki, kırk dakikada bir sahabenin kazandığı fazilete ve makama, kırk günde, hattâ kırk senede başkası ancak yetişebilir.

    Üçüncü Sebeb:

    Onikinci ve Yirmidördüncü ve Yirmibeşinci Sözlerde isbat edildiği gibi, nübüvvetin velayete nisbeti, Güneşin ayn-ı zâtıyla, âyinelerde görülen Güneşin misali gibidir. İşte

     /  
    80
    Kitap Ekle