Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    * * *


    Böyle Zamanda Tereffühte İzn-i Şer'î Bizi Muhtar Bırakmaz

    Lezaiz çağırdıkça "Sanki yedim" demeli. Sanki yedim düstur eden, bir mescidi yemedi.

    Eskide ekser İslâm filcümle aç değildi. Tenaa'uma ihtiyar bir derece var idi.

    Şimdi ise, ekseri açlığa düştü kaldı. Telezzüze ihtiyar, izn-i Şer'î kalmadı.

    Sevad-ı a'zam, hem ekseriyet-i masumun maişeti basittir. Tegaddî besatatiyla onlara tabi olmak,

    bin kerre müreccahtır, ekalliyet-i müsrife, ya bir kısım sefihe; tegaddide tereffüh noktasında benzemek...

    * * *


    Lezzetin Elemde, Elemin Lezzette

    Ey

    {(*) Bunun da vezni garibdir. "Ey beşer-i pürşer" kıtası gibi nazma dikkat etmek gerektir. -Abdurrahman Nursî-}

    musibetzede!

    Âlâmın hedefi, muvakkat lezzetten ziyade muvakkat eleme tebessüm etmeli, hoş geldin demeli,

    Yüzüne gülmeli. Âlâmlar arılara benzer, ilişsen toplanır başına, lakaydsan dağılır işine. Kim geçmiş ömrünü,

    Yüzünü çevirip düşünse; ya kalbi, ya lisanı; ya ahı,

    آخى

    ya ohu.

    Ya âhı, ya elhamdülillah diyecek, tahattur edecek. Âhh u âh

    آه

    ; ruhunda müstetir bir elem gösterir. Bir derdin vücûdu,

    Tercüman oluyor. Oh ve elhamdülillah ise, ruhunda münderic, kalbinde mümtezic bir lezzet, bir nimetin muhbiri,

    Mazharı oluyor. Âhh u âh dediren lezaiz oluyor, lezaiz-i mâzî.

    Zevâli tahattur, tasavvur; hem kalbe lisana, Âhh u âh dedirtir, ettirir feryadı.


     /  
    710
    Kitap Ekle