Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
ve diyanetin ünvanı olan tabiî Kürtlükle iftihar ediyorum. Nasıl ki, zaman-ı istibdatta bu tabiî Kürtlük için timarhâneye düştüm. Divânelerin hekîmine dedim: "Eğer müdahane, temelluk, tazarru-u sinnurî, tabasbus-u kelbî, menfaât-ı umumiyeyi menfaat-ı şahsiyeye feda etmek aklın muktezasından addedilmek lâzım gelirse; şâhid olunuz, ben o akıldan istifamı veriyorum ve divanelikle iftihar ediyorum."
Ey Kürdler!.. Timarhaneyi kabul ettim, Kürdlüğü lekedâr etmemek için irade-i pâdişahı ve maâş ve ihsan-ı şahâneyi kabul etmedim.
{(HAŞİYE) Not: Medar-ı ibret ve hayrettir ki: 1324 senesinde Hürriyetin üçüncü gününde İstanbul'da.. Hem sonra Selânik'te Meydan-ı Hürriyette binler siyasîlere karşı dava ettiği ve bütün kuvvetiyle Şeriatı istediği; ve Hürriyeti ve Meşrutiyeti Şeriata hizmetkâr yaptığı halde; sonra 31 Martta Hareket Ordusu gâyet dehşet ve şiddetle şeriat isteyenleri mes'ul ettikleri zamanda, Divan-ı Harb-i Örfî'de Said'in bu münteşir nutuklarından tam berat verildiği halde; şimdi ise, siyaseti otuz seneden beri(*) bıraktığı ve o nutuklarına nisbeten siyasete pek az teması için yirmi yedi sene dinsizlik hesabına işkenceler, gaddarane azab ve ceza verenler, elbette din namına zulüm etmiş engizisyondan daha zalim olduklarını isbat eder. -Said-i Nursi-
(*) Bu beyanı Üstad Hazretleri 1951 yılında buraya kaydetmiştir. -Naşir-}
Muvaffakiyet, niyet-i halisenin refikidir.
مَنْ كَانَ لِلّٰهِ كَانَ اللهُ لَهُ
vesselâm... Mâ temme'l-kelâm.
* * *
Ey Kürdler!.. Timarhaneyi kabul ettim, Kürdlüğü lekedâr etmemek için irade-i pâdişahı ve maâş ve ihsan-ı şahâneyi kabul etmedim.
{(HAŞİYE) Not: Medar-ı ibret ve hayrettir ki: 1324 senesinde Hürriyetin üçüncü gününde İstanbul'da.. Hem sonra Selânik'te Meydan-ı Hürriyette binler siyasîlere karşı dava ettiği ve bütün kuvvetiyle Şeriatı istediği; ve Hürriyeti ve Meşrutiyeti Şeriata hizmetkâr yaptığı halde; sonra 31 Martta Hareket Ordusu gâyet dehşet ve şiddetle şeriat isteyenleri mes'ul ettikleri zamanda, Divan-ı Harb-i Örfî'de Said'in bu münteşir nutuklarından tam berat verildiği halde; şimdi ise, siyaseti otuz seneden beri(*) bıraktığı ve o nutuklarına nisbeten siyasete pek az teması için yirmi yedi sene dinsizlik hesabına işkenceler, gaddarane azab ve ceza verenler, elbette din namına zulüm etmiş engizisyondan daha zalim olduklarını isbat eder. -Said-i Nursi-
(*) Bu beyanı Üstad Hazretleri 1951 yılında buraya kaydetmiştir. -Naşir-}
Muvaffakiyet, niyet-i halisenin refikidir.
مَنْ كَانَ لِلّٰهِ كَانَ اللهُ لَهُ
vesselâm... Mâ temme'l-kelâm.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi