Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
şu'le-i cevvale gibi ve in'ikasâtından ve müvazenâtından sıdk ve isabet, berk-i lâmi' gibi tezahür ve tecellî ediyor.
İşaret:
Zaman-ı mazî ve zaman-ı hal, yani Asr-ı Saadet ve zaman-ı istikbal, tazammun ettikleri berâhin-i nübüvvet lisan-ı vâhid ile maden-i ahlâk-ı âliye olan Zât-ı Muhammed'de (Aleyhissalâtü Vesselâm) dâî-yi sıdkı ve dellâl-ı nübüvveti olan bürhan-ı zâtînin nidaına cevab ve hemdest-i vifak olarak nübüvvetini i'lâ ve ilân ettiklerini kör olmayanlara gösterdiler. Şu halde kitab-ı âlemden olan fasl-ı zamanın sahife-i selâsesini mütalaa edeceğiz. Hem de o kitabdan mes'ele-i uzma ve münevvere olan Zât-ı Muhammed'i (A.S.M.) temaşa ve ziyaret edeceğiz. Müddeamız olan bürhanın kübrasını onun ile isbat edeceğiz.
İşte bu noktaya binaen, mesalik-i nübüvvet dörttür. Beşincisi meşhur ve mesturdur.
مسطور
BİRİNCİ MESLEK
Yani: Mes'ele-i âliye-i zâtiyeyi temaşa etmekte dört nükteyi bilmek lâzımdır:
Birincisi:
لَيْسَ الْكَحْلُ كَالتَّكَحُّلِ
kaidesine binaen, sun'î ve tasannu'î olan şey, ne kadar mükemmel olsa da, tabiî yerini tutmadığınan hey'atının feletatı, müzahrefiyeti îma edecektir.
İkincisi:
Ahlâk-ı âliyenin, hakikatın zeminiyle olan rabıta-i ittisali ciddiyettir. Ve deveran-ı dem gibi hayatlarını idame eden ve imtizaçlarından tevellüd eden haysiyete kuvvet veren, heyet-i mecmuasına intizam veren yalnız sıdktır. Evet şu rabıta olan sıdk ve ciddiyet kesildiği anda, o ahlâk-ı âliye kurur ve hebaen gidiyor.
Üçüncüsü:
Umûr-u mütenasibede temayül ve tecavüb ve mütezâdde de olan eşyalarda tenafür ve tedafü' kaide-i meşhuresi, maddiyatta nasıl cereyan ediyor; maneviyat ve ahlâkta dahi cereyan eder.
Dördüncüsü:
لِلْكُلِّ حُكْمٌ لَيْسَ لِكُلٍّ
Şimdi gelelim maksada: İşte âsâr ve siyer ve tarih-i hayatı... Hattâ a'danın şehâdetleriyle, Zât-ı Peygamber'de vücûdu muhakkak olan
İşaret:
Zaman-ı mazî ve zaman-ı hal, yani Asr-ı Saadet ve zaman-ı istikbal, tazammun ettikleri berâhin-i nübüvvet lisan-ı vâhid ile maden-i ahlâk-ı âliye olan Zât-ı Muhammed'de (Aleyhissalâtü Vesselâm) dâî-yi sıdkı ve dellâl-ı nübüvveti olan bürhan-ı zâtînin nidaına cevab ve hemdest-i vifak olarak nübüvvetini i'lâ ve ilân ettiklerini kör olmayanlara gösterdiler. Şu halde kitab-ı âlemden olan fasl-ı zamanın sahife-i selâsesini mütalaa edeceğiz. Hem de o kitabdan mes'ele-i uzma ve münevvere olan Zât-ı Muhammed'i (A.S.M.) temaşa ve ziyaret edeceğiz. Müddeamız olan bürhanın kübrasını onun ile isbat edeceğiz.
İşte bu noktaya binaen, mesalik-i nübüvvet dörttür. Beşincisi meşhur ve mesturdur.
مسطور
BİRİNCİ MESLEK
Yani: Mes'ele-i âliye-i zâtiyeyi temaşa etmekte dört nükteyi bilmek lâzımdır:
Birincisi:
لَيْسَ الْكَحْلُ كَالتَّكَحُّلِ
kaidesine binaen, sun'î ve tasannu'î olan şey, ne kadar mükemmel olsa da, tabiî yerini tutmadığınan hey'atının feletatı, müzahrefiyeti îma edecektir.
İkincisi:
Ahlâk-ı âliyenin, hakikatın zeminiyle olan rabıta-i ittisali ciddiyettir. Ve deveran-ı dem gibi hayatlarını idame eden ve imtizaçlarından tevellüd eden haysiyete kuvvet veren, heyet-i mecmuasına intizam veren yalnız sıdktır. Evet şu rabıta olan sıdk ve ciddiyet kesildiği anda, o ahlâk-ı âliye kurur ve hebaen gidiyor.
Üçüncüsü:
Umûr-u mütenasibede temayül ve tecavüb ve mütezâdde de olan eşyalarda tenafür ve tedafü' kaide-i meşhuresi, maddiyatta nasıl cereyan ediyor; maneviyat ve ahlâkta dahi cereyan eder.
Dördüncüsü:
لِلْكُلِّ حُكْمٌ لَيْسَ لِكُلٍّ
Şimdi gelelim maksada: İşte âsâr ve siyer ve tarih-i hayatı... Hattâ a'danın şehâdetleriyle, Zât-ı Peygamber'de vücûdu muhakkak olan
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi