Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
ahlâk-ı âliyenin kesret ve ihata ve tecemmu' ve imtizacından tevellüd eden, izzet ve haysiyetten neş'et eden şeref ve vakar ve izzet-i nefs ile; feriştehler, devlerin ihtilat ve istiraklarından tenezzühleri gibi sırr-ı tezada binaen, o ahlâk-ı âliye dahi hile ve kizbden tereffu' ve tenezzüh ve teberrî ederler. Hem de hayat ve mayeleri makamında olan sıdk ve hakkıyeti tazammun ettiklerinden, şu'le-i cevvale gibi nübüvveti aleniyete çıkarıyor.
Tenbih:
Ey birader! Görüyorsun ki; Bir adam yalnız şecaatle meşhur olursa; o şöhret ona verdiği haysiyeti ihlâl etmemek için, kolaylıkla yalana tenezzül etmez. Nerede kaldı ki, cemî-i ahlâk-ı âliye birden tecemmu' ede... Evet mecmu'da bir hüküm bulunur, ferdde bulunmaz.
İşaret ve Tenbih:
Görüyoruz: Bu zamanda sıdk ve kizbin mabeynleri ancak bir parmak kadar vardır. Bir çarşıda ikisi de satılır. Fakat herbir zamanın bir hükmü var. Hiçbir zamanda asr-ı saadet gibi sıdk ve kizbin ortasındaki mesafe açılmamıştır. Şöyle ki:
Sıdk kendi hüsn-ü hakikîsini kemâl-i haşmetle izhar ve onun ile temessük eden Muhammed'i (A.S.M.) a'lâ-yı illiyyîn-i şerefe i'lâ ve âlemde inkılab-ı azîmi îka' ettiğinden, şarktan garba kadar kizbden bu'd derecesini göstermekle kıymet-i âliyesini i'lâ etmek cihetiyle sûk'u ve metâını gayet nâfık ve râic etmiştir.
{(*) Şimdiki hürriyet gibi. -Müellif-}
Ve kizb ise: Teşebbüsat-ı azîmeyi murdarların lâşeleri gibi ruhsuz bıraktığı için, nihayet-i kubhunu izhar ve onun ile temessük eden Müseylime ve emsali, (Arabî asılda "ve emsalini" ile) esfel-i safilîn-i hıssete düşürdüğü cihetle, metâ-ı zehr-âlûdu ve sûk'u gayet muattal ve kesad etmiştir.
{(**) Menfur casusluk gibi. -Müellif-}
İşte ehl-i izzet ve tefahur olan kavm-i Arab'ın tabiatlarındaki meyl-ür râic saikasıyla müsabaka ederek o kâsid kizbi terkedip ve râic sıdk ile tecemmül ederek adaletlerini âleme kabul ettirmişlerdir. İşte sahabelerin aklen olan adaletleri bu sırdan neş'et eder.
İrşad ve İşaret:
Tarih ve siyer ve âsâr nokta-i nazarından dikkat olunursa; Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm dört yaşından kırk yaşına kadar, lâsiyyema şe'ni; ahlâkı ve hileyi dışarıya atmakta olan hararet-i
Tenbih:
Ey birader! Görüyorsun ki; Bir adam yalnız şecaatle meşhur olursa; o şöhret ona verdiği haysiyeti ihlâl etmemek için, kolaylıkla yalana tenezzül etmez. Nerede kaldı ki, cemî-i ahlâk-ı âliye birden tecemmu' ede... Evet mecmu'da bir hüküm bulunur, ferdde bulunmaz.
İşaret ve Tenbih:
Görüyoruz: Bu zamanda sıdk ve kizbin mabeynleri ancak bir parmak kadar vardır. Bir çarşıda ikisi de satılır. Fakat herbir zamanın bir hükmü var. Hiçbir zamanda asr-ı saadet gibi sıdk ve kizbin ortasındaki mesafe açılmamıştır. Şöyle ki:
Sıdk kendi hüsn-ü hakikîsini kemâl-i haşmetle izhar ve onun ile temessük eden Muhammed'i (A.S.M.) a'lâ-yı illiyyîn-i şerefe i'lâ ve âlemde inkılab-ı azîmi îka' ettiğinden, şarktan garba kadar kizbden bu'd derecesini göstermekle kıymet-i âliyesini i'lâ etmek cihetiyle sûk'u ve metâını gayet nâfık ve râic etmiştir.
{(*) Şimdiki hürriyet gibi. -Müellif-}
Ve kizb ise: Teşebbüsat-ı azîmeyi murdarların lâşeleri gibi ruhsuz bıraktığı için, nihayet-i kubhunu izhar ve onun ile temessük eden Müseylime ve emsali, (Arabî asılda "ve emsalini" ile) esfel-i safilîn-i hıssete düşürdüğü cihetle, metâ-ı zehr-âlûdu ve sûk'u gayet muattal ve kesad etmiştir.
{(**) Menfur casusluk gibi. -Müellif-}
İşte ehl-i izzet ve tefahur olan kavm-i Arab'ın tabiatlarındaki meyl-ür râic saikasıyla müsabaka ederek o kâsid kizbi terkedip ve râic sıdk ile tecemmül ederek adaletlerini âleme kabul ettirmişlerdir. İşte sahabelerin aklen olan adaletleri bu sırdan neş'et eder.
İrşad ve İşaret:
Tarih ve siyer ve âsâr nokta-i nazarından dikkat olunursa; Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm dört yaşından kırk yaşına kadar, lâsiyyema şe'ni; ahlâkı ve hileyi dışarıya atmakta olan hararet-i
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi