Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Zühret-ün Nur
Zühret-ün Nur - Fihrist
  • ZÜHRETÜNNUR
  • Yirmibeşinci Lem'a
    • BİRİNCİ DEVA
    • İKİNCİ DEVA
    • ÜÇÜNCÜ DEVA
    • DÖRDÜNCÜ DEVA
    • BEŞİNCİ DEVA
    • ALTINCI DEVA
    • ALTINCI DEVA
    • YEDİNCİ DEVA
    • SEKİZİNCİ DEVA
    • DOKUZUNCU DEVA
    • ONUNCU DEVA
    • ONBİRİNCİ DEVA
    • ONİKİNCİ DEVA
    • ONÜÇÜNCÜ DEVA
    • ONDÖRDÜNCÜ DEVA
    • ONBEŞİNCİ DEVA
    • ONALTINCI DEVA
    • ONYEDİNCİ DEVA
    • ONSEKİZİNCİ DEVA
    • ONDOKUZUNCU DEVA
    • YİRMİNCİ DEVA
    • YİRMİBİRİNCİ DEVA
    • YİRMİİKİNCİ DEVA
    • YİRMİÜÇÜNCÜ DEVA
    • YİRMİDÖRDÜNCÜ DEVA
    • YİRMİBEŞİNCİ DEVA
  • Münacat
  • Yirmialtıncı Lem'a
    • BİRİNCİ RİCA
    • İKİNCİ RİCA
    • ÜÇÜNCÜ RİCA
    • DÖRDÜNCÜ RİCA
    • BEŞİNCİ RİCA
    • ALTINCI RİCA
    • YEDİNCİ RİCA
    • SEKİZİNCİ RİCA
    • DOKUZUNCU RİCA
    • ONUNCU RİCA
    • ONBİRİNCİ RİCA
    • ONİKİNCİ RİCA
    • ONÜÇÜNCÜ RİCA
    • ONDÖRDÜNCÜ RİCA
    • ONBEŞİNCİ RİCA
    • ONALTINCI RİCA
  • Yirmibirinci Mektub
  • Onyedinci Mektub
    • Birinci Nokta
    • İkinci Nokta
    • Üçüncü Nokta
    • Dördüncü Nokta
    • Beşinci Nokta
  • ONYEDİNCİ LEM'ANIN ONİKİNCİ NOTASI
  • AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
  • Fihrist
Zühret-ün Nur - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Zühret-ün Nur - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
ALTINCI RİCA:

Bir zaman elîm bir esaretimde, insanlardan tevahhuş edip Barla Yaylasında Çam Dağı'nın tepesinde yalnız kaldım. Yalnızlıkta bir nur arıyordum. Bir gece, o yüksek tepenin başındaki yüksek bir çam ağacının üstündeki üstü açık odacıkta idim. Üç dört gurbeti birbiri içinde ihtiyarlık bana ihtar etti. Altıncı Mektub'da izah edildiği gibi; o gece ıssız, sessiz, yalnız ağaçların hışırtılarından ve hemhemelerinden gelen hazîn bir sadâ, bir ses rikkatime, ihtiyarlığıma, gurbetime ziyade dokundu. İhtiyarlık bana ihtar etti ki; gündüz nasıl şu siyah bir kabre tebeddül etti, dünya siyah kefenini giydi, öyle de; senin ömrünün gündüzü de geceye ve dünya gündüzü de berzah gecesine ve hayatın yazı dahi ölümün kış gecesine inkılab edeceğini kalbimin kulağına söyledi. Nefsim bilmecburiye dedi: Evet ben vatanımdan garib olduğum gibi, bu elli sene zarfındaki ömrümde zeval bulan sevdiklerimden ayrı düştüğümden ve arkalarında onlara ağlayarak kaldığımdan, bu


 /  
208
Kitap Ekle