Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Zühret-ün Nur
Zühret-ün Nur - Fihrist
  • ZÜHRETÜNNUR
  • Yirmibeşinci Lem'a
    • BİRİNCİ DEVA
    • İKİNCİ DEVA
    • ÜÇÜNCÜ DEVA
    • DÖRDÜNCÜ DEVA
    • BEŞİNCİ DEVA
    • ALTINCI DEVA
    • ALTINCI DEVA
    • YEDİNCİ DEVA
    • SEKİZİNCİ DEVA
    • DOKUZUNCU DEVA
    • ONUNCU DEVA
    • ONBİRİNCİ DEVA
    • ONİKİNCİ DEVA
    • ONÜÇÜNCÜ DEVA
    • ONDÖRDÜNCÜ DEVA
    • ONBEŞİNCİ DEVA
    • ONALTINCI DEVA
    • ONYEDİNCİ DEVA
    • ONSEKİZİNCİ DEVA
    • ONDOKUZUNCU DEVA
    • YİRMİNCİ DEVA
    • YİRMİBİRİNCİ DEVA
    • YİRMİİKİNCİ DEVA
    • YİRMİÜÇÜNCÜ DEVA
    • YİRMİDÖRDÜNCÜ DEVA
    • YİRMİBEŞİNCİ DEVA
  • Münacat
  • Yirmialtıncı Lem'a
    • BİRİNCİ RİCA
    • İKİNCİ RİCA
    • ÜÇÜNCÜ RİCA
    • DÖRDÜNCÜ RİCA
    • BEŞİNCİ RİCA
    • ALTINCI RİCA
    • YEDİNCİ RİCA
    • SEKİZİNCİ RİCA
    • DOKUZUNCU RİCA
    • ONUNCU RİCA
    • ONBİRİNCİ RİCA
    • ONİKİNCİ RİCA
    • ONÜÇÜNCÜ RİCA
    • ONDÖRDÜNCÜ RİCA
    • ONBEŞİNCİ RİCA
    • ONALTINCI RİCA
  • Yirmibirinci Mektub
  • Onyedinci Mektub
    • Birinci Nokta
    • İkinci Nokta
    • Üçüncü Nokta
    • Dördüncü Nokta
    • Beşinci Nokta
  • ONYEDİNCİ LEM'ANIN ONİKİNCİ NOTASI
  • AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
  • Fihrist
Zühret-ün Nur - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Zühret-ün Nur - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
ve şevk-i ebediyet ve âmâl-i sermediyet, bilbedahe işaret ve delaletiyle bu âlem-i fâniden sonra bir âlem-i bâki ve bir dâr-ı âhiret ve bir dâr-ı saadet bulunduğunu o derece kat'î bir surette isbat ederler ki, dünyanın vücudu kadar, bilbedahe âhiretin vücudunu kabul etmeyi istilzam ederler.

{(Haşiye): Evet, sübutî bir emri ihbar etmenin kolaylığı ve inkâr ve nefyetmenin gayet müşkil olduğu, bu temsilden görünür. Şöyle ki: Biri dese: "Meyveleri süt konserveleri olan gayet hârika bir bahçe, Küre-i Arz üzerinde vardır." Diğeri dese: "Yoktur." İsbat eden, yalnız onun yerini veyahut bazı meyvelerini göstermekle kolayca davasını isbat eder. İnkâr eden adam, nefyini isbat etmek için, bütün Küre-i Arz'ı görmek ve göstermekle davasını isbat edebilir. Aynen öyle de: Cennet'i ihbar edenler, yüzbinler tereşşuhatını, meyvelerini, âsârını gösterdiklerinden kat'-ı nazar.. iki şahid-i sadıkın sübutuna şehadetleri kâfi gelirken; onu inkâr eden hadsiz bir kâinatı, hadsiz ebedî zamanı temaşa etmek ve görmek ve eledikten sonra inkârını isbat edebilir, ademini gösterebilir. İşte ey ihtiyar kardeşler! İman-ı âhiretin ne kadar kuvvetli olduğunu anlayınız.}

Madem Kur'an-ı Hakîm'in bize verdiği en mühim bir ders, "iman-ı bil'âhiret"tir ve o iman da bu derece kuvvetlidir ve o imanda öyle bir rica ve bir teselli var ki; yüz bin ihtiyarlık bir tek şahsa gelse, bu imandan gelen teselli mukabil gelebilir. Biz ihtiyarlar "Elhamdülillahi alâ kemal-il iman" deyip, ihtiyarlığımıza sevinmeliyiz.


 /  
208
Kitap Ekle