Zühret-ün Nur - Fihrist
- ZÜHRETÜNNUR
- Yirmibeşinci Lem'a
- BİRİNCİ DEVA
- İKİNCİ DEVA
- ÜÇÜNCÜ DEVA
- DÖRDÜNCÜ DEVA
- BEŞİNCİ DEVA
- ALTINCI DEVA
- ALTINCI DEVA
- YEDİNCİ DEVA
- SEKİZİNCİ DEVA
- DOKUZUNCU DEVA
- ONUNCU DEVA
- ONBİRİNCİ DEVA
- ONİKİNCİ DEVA
- ONÜÇÜNCÜ DEVA
- ONDÖRDÜNCÜ DEVA
- ONBEŞİNCİ DEVA
- ONALTINCI DEVA
- ONYEDİNCİ DEVA
- ONSEKİZİNCİ DEVA
- ONDOKUZUNCU DEVA
- YİRMİNCİ DEVA
- YİRMİBİRİNCİ DEVA
- YİRMİİKİNCİ DEVA
- YİRMİÜÇÜNCÜ DEVA
- YİRMİDÖRDÜNCÜ DEVA
- YİRMİBEŞİNCİ DEVA
- Münacat
- Yirmialtıncı Lem'a
- Yirmibirinci Mektub
- Onyedinci Mektub
- ONYEDİNCİ LEM'ANIN ONİKİNCİ NOTASI
- AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
- Fihrist
Zühret-ün Nur - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Zühret-ün Nur - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
değiştirmem. Hususan hapiste farz namazını kılan ve tövbe edenin herbir saati, on saat ibadet hükmüne geçmesiyle ve hastalıkta ve mazlumiyette dahi herbir fâni gün, sevab cihetinde on gün bâki bir ömrü kazandırmasıyla, benim gibi kabir kapısında nöbetini bekleyen bir adama ne kadar medar-ı şükrandır, o manevî ihtardan bildim. "Hadsiz şükür Rabbime" dedim; ihtiyarlığıma sevindim ve hapsime razı oldum. Çünki ömür durmuyor, çabuk gidiyor. Lezzetle, ferahla gitse, lezzetin zevali elem olmasından, hem teessüf, hem şükürsüzlükle, gafletle, bazı günahları yerinde bırakır, fâni olur gider. Eğer hapis ve zahmetli gitse, zeval-i elem bir manevî lezzet olmasından, hem bir nevi ibadet sayıldığından, bir cihette bâki kalır ve hayırlı meyveleriyle bâki bir ömrü kazandırır. Geçmiş günahlara ve hapse sebebiyet veren hatalara keffaret olur, onları temizler. Bu nokta-i nazardan, mahpuslardan farzı kılanlar, sabır içinde şükür etmelidirler.
ONALTINCI RİCA:
Bir zaman ihtiyarlık vaktinde, Eskişehir hapsinden -bir sene cezayı çekip- çıktım. Beni Kastamonu'ya nefyettiler. Polis karakolunda iki-üç ay misafir ettiler. Benim gibi sadık dostlarıyla görüşmekten
ONALTINCI RİCA:
Bir zaman ihtiyarlık vaktinde, Eskişehir hapsinden -bir sene cezayı çekip- çıktım. Beni Kastamonu'ya nefyettiler. Polis karakolunda iki-üç ay misafir ettiler. Benim gibi sadık dostlarıyla görüşmekten
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi