Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Zühret-ün Nur
    Zühret-ün Nur - Fihrist
    • ZÜHRETÜNNUR
    • Yirmibeşinci Lem'a
      • BİRİNCİ DEVA
      • İKİNCİ DEVA
      • ÜÇÜNCÜ DEVA
      • DÖRDÜNCÜ DEVA
      • BEŞİNCİ DEVA
      • ALTINCI DEVA
      • ALTINCI DEVA
      • YEDİNCİ DEVA
      • SEKİZİNCİ DEVA
      • DOKUZUNCU DEVA
      • ONUNCU DEVA
      • ONBİRİNCİ DEVA
      • ONİKİNCİ DEVA
      • ONÜÇÜNCÜ DEVA
      • ONDÖRDÜNCÜ DEVA
      • ONBEŞİNCİ DEVA
      • ONALTINCI DEVA
      • ONYEDİNCİ DEVA
      • ONSEKİZİNCİ DEVA
      • ONDOKUZUNCU DEVA
      • YİRMİNCİ DEVA
      • YİRMİBİRİNCİ DEVA
      • YİRMİİKİNCİ DEVA
      • YİRMİÜÇÜNCÜ DEVA
      • YİRMİDÖRDÜNCÜ DEVA
      • YİRMİBEŞİNCİ DEVA
    • Münacat
    • Yirmialtıncı Lem'a
      • BİRİNCİ RİCA
      • İKİNCİ RİCA
      • ÜÇÜNCÜ RİCA
      • DÖRDÜNCÜ RİCA
      • BEŞİNCİ RİCA
      • ALTINCI RİCA
      • YEDİNCİ RİCA
      • SEKİZİNCİ RİCA
      • DOKUZUNCU RİCA
      • ONUNCU RİCA
      • ONBİRİNCİ RİCA
      • ONİKİNCİ RİCA
      • ONÜÇÜNCÜ RİCA
      • ONDÖRDÜNCÜ RİCA
      • ONBEŞİNCİ RİCA
      • ONALTINCI RİCA
    • Yirmibirinci Mektub
    • Onyedinci Mektub
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
      • Dördüncü Nokta
      • Beşinci Nokta
    • ONYEDİNCİ LEM'ANIN ONİKİNCİ NOTASI
    • AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
    • Fihrist
    Zühret-ün Nur - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Zühret-ün Nur - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    türlü türlü bahanelerle bizi perişan etmek ve hizmet-i imaniyeye sed çekmek için senelerce uğraştılar, bahaneler icad ettiler. Fakat âdil zâtlar, defalarca bize beraetler vererek müfterileri susturdular. O garazkârlardan vicdan ve insafı olanlar mahcub oldular.

    Mahkeme-i âlînize bütün samimiyetimle arzederim ki: Tarihte Üstad Bedîüzzaman Said Nursî ve talebeleri kadar garazsız ve ivazsız hakka hizmet eden, mensub oldukları millet ve memleketin dünyevî ve uhrevî hayatının saadeti ve selâmetine çalışan, mukabilinde ise, bir teşekkür istemeyi dahi niyet ve hatırına getirmeyen, fakat bunun karşılığında da misli görülmemiş şekilde en ziyade iftiralara ve ihanetlere maruz kalanlar olmamıştır zannederim.

    Hakikatların zıddına inkılabı muhal olduğu halde; Said Nursî'nin Kur'an-ı Hakîm'den aldığı imanî derslerini neşretmesinden millete, memlekete zarar tevehhüm edenler veya bir suç isnad edenler aynen bu muhali irtikâb ettiler. İcabında milleti için, İslâm için Cehennemi göze alanlara ve hâdiselerle bunu isbat edenlere "zararlı unsurlar" demekle, akıl ve mantığın hilafında büyük bir hataya düştüler.

    Muhterem hey'et-i hâkime!

    Ben Üstad Said Nursî'yi yirmi sene evvel Kastamonu'da bulunduğu zamanlar ziyaret etmiştim. O tarihten evvel ve sonra, vilayetimiz olan Isparta ve köylerinde pekçok müslümanlar, Nur Risalelerini elyazısı ile yazarak büyük bir şevkle istinsah ediyorlardı. Âdeta Anadolu'ya Kur'an-ı Hakîm'in hikemiyatının tereşşuhatı bulunan Nur Külliyatının yayılmasında,

     /  
    208
    Kitap Ekle