Sikke-i Tasdiki Gaybî - Fihrist
- SİKKE-İ TASDİK-İ GAYBÎ
- Risale-i Nur'dan parlak fıkralar ve bir kısım güzel mektublar
- Birinci Şua
- Birinci Sual
- İkinci Sual
- Birincisi
- Resail-in Nur'a işaret eden İkinci Âyet
- Üçüncü Âyet-i Meşhure
- Dördüncü Âyet-i Meşhure
- Beşinci Âyet
- Altıncı Âyet
- Yedinci Âyet
- Sekizinci Âyet
- Dokuzuncu Âyet
- Onuncu Âyet
- Onbirinci Âyet
- Onikinci Âyet
- Onüçüncü Âyet
- Ondördüncü Âyet
- Onbeşinci Âyet
- Onaltıncı Âyet
- Onyedinci Âyet
- Onsekizinci Âyet
- Ondokuzuncu Âyet
- Yirminci Âyet
- Yirmibirinci Âyet veya Âyetler
- Yirmiikinci Âyet ve Âyetler
- Yirmiüçüncü Âyet
- Yirmidördüncü Âyet ve Âyetler
- Yirmibeşinci Âyet
- Yirmialtıncı Âyet
- Yirmiyedinci Âyet
- Yirmisekizinci Âyet
- Yirmidokuzuncu Âyet
- Sekizinci Şua
- Otuzbirinci Mektub'un Otuzbirinci Lem'asının Otuzbir Mes'elesinden bir mes'eledir.
- Onsekizinci Lem'a
- Yirmisekizinci Lem'a
- Sekizinci Lem'a
- Risale-i Nur'dan parlak fıkralar ve bir kısım güzel mektublar
Sikke-i Tasdiki Gaybî - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Sikke-i Tasdiki Gaybî - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Salahaddin'in fıkrasından bir parçadır
........................
Bir vakit Tosya'dan Kastamonu'ya gelirken, beraberimde Risale-i Nur'un Lem'aları ve Şualar'ı vardı. Haşre dair bir mebhas okuyordum. Kamyon yokuşları tırmanıyordu. Havanın ve makinenin harareti bana ağırlık ve fikrime de "Bu Risale-i muazzam bir mu'cize-i Kur'aniyedir. Başka sahada mu'cize gösterebilir mi? Halbuki mu'cize, Enbiyalara mahsustur. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'dan sonra mu'cize gösterilmeyecektir." mülahazası esnasında kamyon müdhiş sadmelerle üç taklada, yirmibeş-otuz metre yerden aşağıya yuvarlandı. Şehadet getiriyordum. Yaralı mıyım diye kendimi yokladım. Yüzbin şükür hiçbir yaram yok. Korkarak doğruldum, şoförün kafası parçalanmış, "ah, of" çekiyor. Etrafımı tedkik ettim; şoför tarafındaki camlar hurdahaş olmuş. Benim tarafımdaki ince cam bile kırılmamış. O anda bunun büyük bir keramet olduğunu, mu'cize olmadığını ve bir daha böyle maceralı şeyleri tefekkür etmemek için kerametkârane Risale-i Nur'un bir tokadı olduğunu anladım.
Risale-i Nur şakirdlerinden
Salahaddin Çelebi
* * *
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Risale-i Nur'un hakkaniyetine ve ehemmiyetine dair bir imza-yı gaybî hükmünde bu mecmuanın gösterdiği kıymet Risale-i Nur'da bulunduğunu, bu zamanın dehşetli fırtınaları isbat ediyor.
Evet kardeşlerim, Hazret-i İsa Aleyhisselâm İncil-i Şerif'te demiş ki: "Ben gidiyorum, tâ size tesellici gelsin." Yani Hazret-i Ahmed Aleyhissalâtü Vesselâm gelsin, demesiyle Kur'an'ın beşere gayet büyük bir neticesi, bir gayesi, bir hediyesi; tesellidir.
Evet bu dehşetli kâinatın fırtınaları ve zeval tahribatları ve bu boşluk nihayetsiz fezada herşey ile alâkadar olan insan için teselliyi ve istimdad noktalarını Kur'an veriyor. En ziyade o teselliye muhtaç bu zamandır ve en ziyade kuvvetli bir surette o teselliyi isbat eden, gösteren Risale-i Nur'dur. Çünki zulümat ve evhamın menbaı olan
........................
Bir vakit Tosya'dan Kastamonu'ya gelirken, beraberimde Risale-i Nur'un Lem'aları ve Şualar'ı vardı. Haşre dair bir mebhas okuyordum. Kamyon yokuşları tırmanıyordu. Havanın ve makinenin harareti bana ağırlık ve fikrime de "Bu Risale-i muazzam bir mu'cize-i Kur'aniyedir. Başka sahada mu'cize gösterebilir mi? Halbuki mu'cize, Enbiyalara mahsustur. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'dan sonra mu'cize gösterilmeyecektir." mülahazası esnasında kamyon müdhiş sadmelerle üç taklada, yirmibeş-otuz metre yerden aşağıya yuvarlandı. Şehadet getiriyordum. Yaralı mıyım diye kendimi yokladım. Yüzbin şükür hiçbir yaram yok. Korkarak doğruldum, şoförün kafası parçalanmış, "ah, of" çekiyor. Etrafımı tedkik ettim; şoför tarafındaki camlar hurdahaş olmuş. Benim tarafımdaki ince cam bile kırılmamış. O anda bunun büyük bir keramet olduğunu, mu'cize olmadığını ve bir daha böyle maceralı şeyleri tefekkür etmemek için kerametkârane Risale-i Nur'un bir tokadı olduğunu anladım.
Risale-i Nur şakirdlerinden
Salahaddin Çelebi
Aziz, sıddık kardeşlerim!
Risale-i Nur'un hakkaniyetine ve ehemmiyetine dair bir imza-yı gaybî hükmünde bu mecmuanın gösterdiği kıymet Risale-i Nur'da bulunduğunu, bu zamanın dehşetli fırtınaları isbat ediyor.
Evet kardeşlerim, Hazret-i İsa Aleyhisselâm İncil-i Şerif'te demiş ki: "Ben gidiyorum, tâ size tesellici gelsin." Yani Hazret-i Ahmed Aleyhissalâtü Vesselâm gelsin, demesiyle Kur'an'ın beşere gayet büyük bir neticesi, bir gayesi, bir hediyesi; tesellidir.
Evet bu dehşetli kâinatın fırtınaları ve zeval tahribatları ve bu boşluk nihayetsiz fezada herşey ile alâkadar olan insan için teselliyi ve istimdad noktalarını Kur'an veriyor. En ziyade o teselliye muhtaç bu zamandır ve en ziyade kuvvetli bir surette o teselliyi isbat eden, gösteren Risale-i Nur'dur. Çünki zulümat ve evhamın menbaı olan
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi