Nur'un İlk Kapısı - Fihrist
- NUR'UN İLK KAPISI
- Mukaddime
- Birinci Ders
- İkinci Ders
- Üçüncü Ders
- Dördüncü Ders
- Beşinci Ders
- Altıncı Ders
- Yedinci Ders
- Sekizinci Ders
- Dokuzuncu Ders
- Onuncu Ders
- Onbirinci Ders
- Onikinci Ders
- Onüçüncü Ders
- Ondördüncü Ders
- Ehl-i Dalaletin Sahife-i Zulmaniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Ehl-i Hidayetin Sahife-i Nuraniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Maraz-ı vesveseye mübtela olanlara derstir
- Onüçüncü Lem'anın Onikinci İşaretinden Dördüncü Sual
- Onüçüncü Lem'anın Onüçüncü İşaretinin Üçüncü Noktasından
- Nur'un bir kahramanı Mehmed Kaya'nın Risale-i Nur hakkında bir takrizidir
- Ankara Üniversitesi'nde Okunan Bir Konferanstır
- Ecnebi Feylesofların Kur'an'ı tasdiklerine dair şehadetleri
- Prens Bismarck (Bismark)'ın Beyanatı
- En temiz ve en doğru din Müslümanlıktır
- Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Nur'un İlk Kapısı - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
lâyık olan hapislere attılar.
Ey Said! Biliyorsun ki; o melik, bu kasrı, şu mezkûr maksadlar için bina etmiştir. Şu makasıdın husulü ise, iki şeye mütevakkıftır:
Biri:
Şu gördüğümüz üstadın vücududur. Çünki o üstad olmazsa, maksad beyhude olur.
İkincisi:
İnsanların onun sözlerini kabul edip dinlemesidir.
Demek vücud-u üstad, vücud-u kasrın dâîsi; istima'-ı nâs, kasrın bekasının sebebidir. Öyle ise denilebilir ki: "Eğer şu üstad olmasaydı, melik şu kasrı bina etmezdi. Hem o üstad-ı mübelliğin talimatını raiyet dinlemediği vakit, o kasr tahrib ve tebdil edilir."
Ey Said-i gafil! Eğer şu temsilin sırrını anladınsa, bak hakikatın yüzünü de gör. O kasr, şu âlemdir ki; sakfı, mütebessim misbahlarla tenvir edilmiş sema yüzüdür. Zemini, gûna-gûn çiçeklerle tezyin edilmiş zemin yüzüdür. O melik ise, ezel ve ebed sultanı olan öyle bir Zât-ı Mukaddes'tir ki; yedi kat semavat ve arz ve onlarda olan herşey elsine-i mahsusalarıyla onu takdis ve tesbih ediyorlar.
Hem o melik, öyle bir meliktir ki; semavat
Ey Said! Biliyorsun ki; o melik, bu kasrı, şu mezkûr maksadlar için bina etmiştir. Şu makasıdın husulü ise, iki şeye mütevakkıftır:
Biri:
Şu gördüğümüz üstadın vücududur. Çünki o üstad olmazsa, maksad beyhude olur.
İkincisi:
İnsanların onun sözlerini kabul edip dinlemesidir.
Demek vücud-u üstad, vücud-u kasrın dâîsi; istima'-ı nâs, kasrın bekasının sebebidir. Öyle ise denilebilir ki: "Eğer şu üstad olmasaydı, melik şu kasrı bina etmezdi. Hem o üstad-ı mübelliğin talimatını raiyet dinlemediği vakit, o kasr tahrib ve tebdil edilir."
Ey Said-i gafil! Eğer şu temsilin sırrını anladınsa, bak hakikatın yüzünü de gör. O kasr, şu âlemdir ki; sakfı, mütebessim misbahlarla tenvir edilmiş sema yüzüdür. Zemini, gûna-gûn çiçeklerle tezyin edilmiş zemin yüzüdür. O melik ise, ezel ve ebed sultanı olan öyle bir Zât-ı Mukaddes'tir ki; yedi kat semavat ve arz ve onlarda olan herşey elsine-i mahsusalarıyla onu takdis ve tesbih ediyorlar.
Hem o melik, öyle bir meliktir ki; semavat
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi