Nur'un İlk Kapısı - Fihrist
- NUR'UN İLK KAPISI
- Mukaddime
- Birinci Ders
- İkinci Ders
- Üçüncü Ders
- Dördüncü Ders
- Beşinci Ders
- Altıncı Ders
- Yedinci Ders
- Sekizinci Ders
- Dokuzuncu Ders
- Onuncu Ders
- Onbirinci Ders
- Onikinci Ders
- Onüçüncü Ders
- Ondördüncü Ders
- Ehl-i Dalaletin Sahife-i Zulmaniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Ehl-i Hidayetin Sahife-i Nuraniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Maraz-ı vesveseye mübtela olanlara derstir
- Onüçüncü Lem'anın Onikinci İşaretinden Dördüncü Sual
- Onüçüncü Lem'anın Onüçüncü İşaretinin Üçüncü Noktasından
- Nur'un bir kahramanı Mehmed Kaya'nın Risale-i Nur hakkında bir takrizidir
- Ankara Üniversitesi'nde Okunan Bir Konferanstır
- Ecnebi Feylesofların Kur'an'ı tasdiklerine dair şehadetleri
- Prens Bismarck (Bismark)'ın Beyanatı
- En temiz ve en doğru din Müslümanlıktır
- Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Nur'un İlk Kapısı - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
hüsn-ü san'at ve mükemmeliyet-i hilkat her bir ferd için öyle bir hâtemdir ki; bu hâtem, ancak gayr-ı mütenahî bir ilim ve bir kudret sahibine mahsustur.
Evet görüyoruz ki: Bütün yeryüzünde, bir vüs'at-i mutlaka içinde bir sür'at-i mutlaka, hem o sür'at ve vüs'at-i mutlaka içinde bir sühulet-i mutlaka, hem o sühulet ve sür'at ve vüs'at-i mutlaka ile beraber bir cûd ve sehavet-i mutlaka içinde, nevilerde olduğu gibi her bir ferdde görülen gayet mükemmel bir intizam-ı mutlak ve gayet mümtaz bir hüsn-ü san'at ve gayet mükemmeliyet-i hilkat, hem bir anda ve her yerde ve bir tarzda, her ferdde müşahede edilen bir san'at-ı hârika, elbette ve elbette öyle bir zâtın hâtemidir ki; o Zât-ı Akdes, hiçbir yerde olmadığı halde her yerde hazırdır ve hiçbir şey ondan gizlenemediği gibi, hiçbir şey ona ağır gelemez. Zerreler ve yıldızlar, onun kudretine nisbeten müsavidirler.
DOKUZUNCU LEM'A:
Evet nasılki sahife-i arz üstünde Ehad u Samed'in hâtemlerini görebiliyorsun. Bak kitab-ı kâinat üstünde de, büyüklüğü nisbetinde bir vuzuh ile hâtem-i vahdet okunuyor.
Evet görüyoruz ki: Bütün yeryüzünde, bir vüs'at-i mutlaka içinde bir sür'at-i mutlaka, hem o sür'at ve vüs'at-i mutlaka içinde bir sühulet-i mutlaka, hem o sühulet ve sür'at ve vüs'at-i mutlaka ile beraber bir cûd ve sehavet-i mutlaka içinde, nevilerde olduğu gibi her bir ferdde görülen gayet mükemmel bir intizam-ı mutlak ve gayet mümtaz bir hüsn-ü san'at ve gayet mükemmeliyet-i hilkat, hem bir anda ve her yerde ve bir tarzda, her ferdde müşahede edilen bir san'at-ı hârika, elbette ve elbette öyle bir zâtın hâtemidir ki; o Zât-ı Akdes, hiçbir yerde olmadığı halde her yerde hazırdır ve hiçbir şey ondan gizlenemediği gibi, hiçbir şey ona ağır gelemez. Zerreler ve yıldızlar, onun kudretine nisbeten müsavidirler.
DOKUZUNCU LEM'A:
Evet nasılki sahife-i arz üstünde Ehad u Samed'in hâtemlerini görebiliyorsun. Bak kitab-ı kâinat üstünde de, büyüklüğü nisbetinde bir vuzuh ile hâtem-i vahdet okunuyor.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi