Nur'un İlk Kapısı - Fihrist
- NUR'UN İLK KAPISI
- Mukaddime
- Birinci Ders
- İkinci Ders
- Üçüncü Ders
- Dördüncü Ders
- Beşinci Ders
- Altıncı Ders
- Yedinci Ders
- Sekizinci Ders
- Dokuzuncu Ders
- Onuncu Ders
- Onbirinci Ders
- Onikinci Ders
- Onüçüncü Ders
- Ondördüncü Ders
- Ehl-i Dalaletin Sahife-i Zulmaniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Ehl-i Hidayetin Sahife-i Nuraniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Maraz-ı vesveseye mübtela olanlara derstir
- Onüçüncü Lem'anın Onikinci İşaretinden Dördüncü Sual
- Onüçüncü Lem'anın Onüçüncü İşaretinin Üçüncü Noktasından
- Nur'un bir kahramanı Mehmed Kaya'nın Risale-i Nur hakkında bir takrizidir
- Ankara Üniversitesi'nde Okunan Bir Konferanstır
- Ecnebi Feylesofların Kur'an'ı tasdiklerine dair şehadetleri
- Prens Bismarck (Bismark)'ın Beyanatı
- En temiz ve en doğru din Müslümanlıktır
- Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Nur'un İlk Kapısı - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
giydiren ve bir böcekten balı yediren, za'fının semeresi olan teshir-i Rabbanîdir. Yoksa netice-i iktidarı değildir.
Ey Said! Madem ki iş böyledir; gurur ve enaniyeti bırak. Dergâh-ı uluhiyetinde, acz u za'fını, fakr u fâkatini istimdad ve lisan-ı tazarru' ve ubudiyetle ve dua ile ilân et. Ve de:
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ
Sekizinci Mukaddeme:
Evet insan, çendan nefsinde ve suretinde hiçtir ve hiç hükmündedir. Fakat vazife ve mertebe noktasında, şu kâinat-ı muhteşemenin seyircisi ve şu mevcudatın lisan-ı nâtıkı ve şu kitab-ı âlemin mütalaacısı ve şu müsebbih ve âbid mahlukatın nâzırı ve ustabaşısı hükmündedir.
Evet insan, şu dünyaya bir misafir olarak gönderilmiş. Ve insana mühim istidadat ve o istidadata göre mühim vezaif tevdi' edilmiş.
Hem insan -insan olmak için- kendine göre bir derece bu gayeye çalışmalıdır. Bu gayeler ise:
Evvelen:
Şu kâinatta saltanat-ı rububiyetini tasdik ile, mehasin-i kemalâtına nezaret etmektir.
Ey Said! Madem ki iş böyledir; gurur ve enaniyeti bırak. Dergâh-ı uluhiyetinde, acz u za'fını, fakr u fâkatini istimdad ve lisan-ı tazarru' ve ubudiyetle ve dua ile ilân et. Ve de:
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ
Sekizinci Mukaddeme:
Evet insan, çendan nefsinde ve suretinde hiçtir ve hiç hükmündedir. Fakat vazife ve mertebe noktasında, şu kâinat-ı muhteşemenin seyircisi ve şu mevcudatın lisan-ı nâtıkı ve şu kitab-ı âlemin mütalaacısı ve şu müsebbih ve âbid mahlukatın nâzırı ve ustabaşısı hükmündedir.
Evet insan, şu dünyaya bir misafir olarak gönderilmiş. Ve insana mühim istidadat ve o istidadata göre mühim vezaif tevdi' edilmiş.
Hem insan -insan olmak için- kendine göre bir derece bu gayeye çalışmalıdır. Bu gayeler ise:
Evvelen:
Şu kâinatta saltanat-ı rububiyetini tasdik ile, mehasin-i kemalâtına nezaret etmektir.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi