Nur'un İlk Kapısı - Fihrist
- NUR'UN İLK KAPISI
- Mukaddime
- Birinci Ders
- İkinci Ders
- Üçüncü Ders
- Dördüncü Ders
- Beşinci Ders
- Altıncı Ders
- Yedinci Ders
- Sekizinci Ders
- Dokuzuncu Ders
- Onuncu Ders
- Onbirinci Ders
- Onikinci Ders
- Onüçüncü Ders
- Ondördüncü Ders
- Ehl-i Dalaletin Sahife-i Zulmaniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Ehl-i Hidayetin Sahife-i Nuraniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Maraz-ı vesveseye mübtela olanlara derstir
- Onüçüncü Lem'anın Onikinci İşaretinden Dördüncü Sual
- Onüçüncü Lem'anın Onüçüncü İşaretinin Üçüncü Noktasından
- Nur'un bir kahramanı Mehmed Kaya'nın Risale-i Nur hakkında bir takrizidir
- Ankara Üniversitesi'nde Okunan Bir Konferanstır
- Ecnebi Feylesofların Kur'an'ı tasdiklerine dair şehadetleri
- Prens Bismarck (Bismark)'ın Beyanatı
- En temiz ve en doğru din Müslümanlıktır
- Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Nur'un İlk Kapısı - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
bir berk-i zâilin, bir şems-i sermede nisbeti gibidir.
Onuncu Reşha:
Evet böyle acib ve muamma-âlûd şu kâinatın perde-i zahirîsi altında elbette ve elbette böyle acaib bizi bekliyor. Böyle acaibi haber verecek, böyle hârika fevkalâde mu'ciznüma bir Zât (A.S.M.) lâzımdır. Bu Zâtın (A.S.M.) gidişatından görünüyor ki; o görüyor, sonra gördüğünü söylüyor.
Hem bizi ve bu dünyamızı halkeden ve bizi nimetleriyle perverde eden şu Semavat ve Arz'ın İlahı bizden ne istiyor, marziyatı nedir? Pek sağlam olarak bize ders veriyor.
Hem daha bunlar gibi pekçok merak-âver, lüzumlu hakaikı ders veren bu Zâta (A.S.M.) karşı herşeyi bırakıp ona koşmak, onu dinlemek lâzım gelirken; ekser insanlara ne olmuş ki sağır olup, kör olmuşlar, belki divane olmuşlar ki; bu hakkı görmüyorlar ve hakikatı işitmiyorlar, anlamıyorlar?
Onbirinci Reşha:
İşte şu Zât (A.S.M.) vahdaniyetin, hakkaniyet derecesinde hak bir bürhan-ı nâtıkı ve bir delil-i sadıkı olduğu gibi; haşrin ve saadet-i ebediyenin dahi bir bürhan-ı katı'ı ve bir delil-i sâtı'ıdır.
Onuncu Reşha:
Evet böyle acib ve muamma-âlûd şu kâinatın perde-i zahirîsi altında elbette ve elbette böyle acaib bizi bekliyor. Böyle acaibi haber verecek, böyle hârika fevkalâde mu'ciznüma bir Zât (A.S.M.) lâzımdır. Bu Zâtın (A.S.M.) gidişatından görünüyor ki; o görüyor, sonra gördüğünü söylüyor.
Hem bizi ve bu dünyamızı halkeden ve bizi nimetleriyle perverde eden şu Semavat ve Arz'ın İlahı bizden ne istiyor, marziyatı nedir? Pek sağlam olarak bize ders veriyor.
Hem daha bunlar gibi pekçok merak-âver, lüzumlu hakaikı ders veren bu Zâta (A.S.M.) karşı herşeyi bırakıp ona koşmak, onu dinlemek lâzım gelirken; ekser insanlara ne olmuş ki sağır olup, kör olmuşlar, belki divane olmuşlar ki; bu hakkı görmüyorlar ve hakikatı işitmiyorlar, anlamıyorlar?
Onbirinci Reşha:
İşte şu Zât (A.S.M.) vahdaniyetin, hakkaniyet derecesinde hak bir bürhan-ı nâtıkı ve bir delil-i sadıkı olduğu gibi; haşrin ve saadet-i ebediyenin dahi bir bürhan-ı katı'ı ve bir delil-i sâtı'ıdır.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi