Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Muhâkemat
    Muhâkemat - Fihrist
    • MUHAKEMAT
    • Bedîüzzaman'ın Muhakematı
    • Mukaddeme
    • Birinci Makale
      • Birinci Mukaddeme
        • Birincisi
        • İkincisi
        • Üçüncüsü
        • Dördüncüsü
      • İkinci Mukaddeme
      • Üçüncü Mukaddeme
      • Dördüncü Mukaddeme
      • Beşinci Mukaddeme
      • Altıncı Mukaddeme
      • Yedinci Mukaddeme
      • Sekizinci Mukaddeme
      • Dokuzuncu Mukaddeme
      • Onuncu Mukaddeme
      • Onbirinci Mukaddeme
      • Onikinci Mukaddeme
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
    • İkinci Makale
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
      • Dokuzuncu Mes'ele
      • Onuncu Mes'ele
      • Onbirinci Mes'ele
      • Onikinci Mes'ele
    • Üçüncü Makale
      • İşaret
      • Mukaddeme
      • Birinci Maksad
        • İşaret
        • Tenbih
        • Vehim ve tenbih
        • Vehim ve Tenbih
        • Vehim ve Tenbih
      • İkinci Maksad
        • Mukaddeme
        • İşaret
        • İşaret ve İrşad
        • Mukaddeme
        • Birinci Meslek
        • İkinci Meslek
        • Üçüncü Meslek
        • Hâtime
        • Beşinci Meslek
        • Tenbih
      • Üçüncü Maksad
    Muhâkemat - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Muhâkemat - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Yani: Kalbim maşukumun kemeri gibi hareket ve hışhış etmekte; onun kalbi ise onun bileziği gibi sükûn ve sükûttadır. Demek beli ince, bileği kalın olduğu gibi; kalbim müştak, onun kalbi müstağnidir. Demek hüsün ve aşkı ve istiğnayı ve iştiyakı bir taş ile vurmuştur.

    Hem de:

    وَاَلْقٰى بِصَحْرَاءِ الْغَب۪يطِ بَعَاعَهُ نُزُولَ الْيَمَانِىِّ ذِى الْعِيَابِ الْمُحَمَّلِ

    Yani: Tacir-i Yemenî gibi yağmurdan gelen sel, yüklerini, eskallerini gabît sahrasına attı. Nasılki bir tüccar akşamda bir köye gelse, gecede köylüler rengârenk eşyalarını satın alsalar; sabahleyin herkes bir renk ile süslenmiş olduğu halde evinden çıkıyor. Hattâ köyün çobanı dahi kırmızı bir mendili bağlıyor. Öyle de, sel sahraya yükünü attığı gibi ticaret-i hafiyeye benzer imtizacat-ı kimyeviye ile çiçeklerin nazeninlerine güya rengârenk elbise alınır, dikilir. Hattâ çiçeklerin çobanı ıtlakına şâyan olan kefne

    {1: Dikenli, ihrak edilir bir dağ mahsulüdür.}

    başını kırmızılaştırıyor.

    Hem de:

    غَارَ الْوَفَاءُ وَفَاضَ الْغَدْرُ وَانْفَرَجَتْ مَسَافَةُ الْخُلْفِ بَيْنَ الْقَوْلِ وَالْعَمَلِ

    Yani: "Vefa, gavr-ı in'idama çekildi.. tufan-ı gadr feverana başladı. Kavl ve amel ortasında uzun bir mesafe açıldı..."

    Uzağa gitmek istemiyorsan bu makalenin bir parça mâkabline nazar et, bu mes'eleye nümune olmak için çok parçaları bulacaksın. Ezcümle: "Âyâtın delail-i i'cazının miftahı ve esrar-ı belâgatının keşşafı yalnız

     /  
    172
    Kitap Ekle