Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Muhâkemat
Muhâkemat - Fihrist
  • MUHAKEMAT
  • Bedîüzzaman'ın Muhakematı
  • Mukaddeme
  • Birinci Makale
    • Birinci Mukaddeme
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
    • İkinci Mukaddeme
    • Üçüncü Mukaddeme
    • Dördüncü Mukaddeme
    • Beşinci Mukaddeme
    • Altıncı Mukaddeme
    • Yedinci Mukaddeme
    • Sekizinci Mukaddeme
    • Dokuzuncu Mukaddeme
    • Onuncu Mukaddeme
    • Onbirinci Mukaddeme
    • Onikinci Mukaddeme
    • Birinci Mes'ele
    • İkinci Mes'ele
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'ele
  • İkinci Makale
    • Birinci Mes'ele
    • İkinci Mes'ele
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'ele
    • Dokuzuncu Mes'ele
    • Onuncu Mes'ele
    • Onbirinci Mes'ele
    • Onikinci Mes'ele
  • Üçüncü Makale
    • İşaret
    • Mukaddeme
    • Birinci Maksad
      • İşaret
      • Tenbih
      • Vehim ve tenbih
      • Vehim ve Tenbih
      • Vehim ve Tenbih
    • İkinci Maksad
      • Mukaddeme
      • İşaret
      • İşaret ve İrşad
      • Mukaddeme
      • Birinci Meslek
      • İkinci Meslek
      • Üçüncü Meslek
      • Hâtime
      • Beşinci Meslek
      • Tenbih
    • Üçüncü Maksad
Muhâkemat - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Muhâkemat - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
getirdiği metâ-ı âlîye dellâllık ediyor. Güya âleme teşrif ettiğinden herbir nev', kendi lisan-ı mahsusuyla alkışladığı gibi; Sultan-ı Ezel, zemin ve âsumanın evtarını intak edip herbir tel başka lisan ile mu'cizatının nağamatını inşad etmekle, o sadâ-yı şirin bu kubbe-i minada ilelebed tanin-endaz etmiştir. Güya âsuman, kendi mi'rac ve melek ve kamerin elsine-i semaviyesiyle risaletini tebrik ve zemin kendi hacer ve şecer ve hayvanın dilleriyle mu'cizelerine senâhân ve cevv-i feza, kendi cinn ve bulutların işaratıyla nübüvvetine beşaret ve sâyebân ve zaman-ı mazi, enbiya ve kütüb ve kâhinlerin rumuz ve telvihatıyla o şems-i hakikatın fecr-i sadıkını göstererek müjdeci ve zaman-ı hal yani asr-ı saadet lisan-ı haliyle tabiat-ı Arabdaki inkılab-ı azîmin ve bedeviyet-i sırftan medeniyet-i mahzanın def'aten tevellüdünü şahid göstererek nübüvvetini isbat ve zaman-ı müstakbel kendi vukuat ve fünununun etvar-ı müdakkikanesiyle onun mevkib-i ikbalini istikbal ve lisan-ı hakîmane ile irşadatına teşekkür; nev'-i beşer kendi muhakkikleriyle bahusus hatib-i beligi ki, şems gibi kendi kendine bürhan olan Muhammed'in (A.M.) lisan-ı fasihanesiyle haktan geldiğini ilân ve Zât-ı Zülcelal kendi Kur'anının lisan-ı beliganesiyle ol Nebiyy-i Ümmi'nin ferman-ı risaletini kıraat ediyorlar ve oluyorlar.

Beyt:

جُمْلَه ش۪يرَانِ جِهَانْ بَسْتَهِٔ ا۪ينْ سِلْسِلَه اَنْد

رُوبَه اَزْ ح۪يلَه چِه سَانْ بِگُسَلَدْ ا۪ينْ سِلْسِلَه رَا


 /  
172
Kitap Ekle