Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Muhâkemat
    Muhâkemat - Fihrist
    • MUHAKEMAT
    • Bedîüzzaman'ın Muhakematı
    • Mukaddeme
    • Birinci Makale
      • Birinci Mukaddeme
        • Birincisi
        • İkincisi
        • Üçüncüsü
        • Dördüncüsü
      • İkinci Mukaddeme
      • Üçüncü Mukaddeme
      • Dördüncü Mukaddeme
      • Beşinci Mukaddeme
      • Altıncı Mukaddeme
      • Yedinci Mukaddeme
      • Sekizinci Mukaddeme
      • Dokuzuncu Mukaddeme
      • Onuncu Mukaddeme
      • Onbirinci Mukaddeme
      • Onikinci Mukaddeme
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
    • İkinci Makale
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
      • Dokuzuncu Mes'ele
      • Onuncu Mes'ele
      • Onbirinci Mes'ele
      • Onikinci Mes'ele
    • Üçüncü Makale
      • İşaret
      • Mukaddeme
      • Birinci Maksad
        • İşaret
        • Tenbih
        • Vehim ve tenbih
        • Vehim ve Tenbih
        • Vehim ve Tenbih
      • İkinci Maksad
        • Mukaddeme
        • İşaret
        • İşaret ve İrşad
        • Mukaddeme
        • Birinci Meslek
        • İkinci Meslek
        • Üçüncü Meslek
        • Hâtime
        • Beşinci Meslek
        • Tenbih
      • Üçüncü Maksad
    Muhâkemat - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Muhâkemat - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    biz muhtaç değiliz. Zira müfessirîn-i izam, âyâtın zamairindeki serairleri izhar eylemişlerdir. Bize hacet bırakmamışlar fakat bir ders-i ibret vermişler ve sermeşk yazmışlar.

    وَلٰكِنْ بَكَوْا قَبْل۪ى فَهَيَّجُوا لِىَ الْبُكَاءَ وَ هَيْهَاتَ ذُو رَحْمٍ يَرُقُّ لِبُكَائ۪ى

    Malûmdur: Malûmu i'lam bahusus müşahed olursa, abestir. Demek içinde bir nokta-i garabet lâzımdır, tâ onu abesiyetten çıkarsın. Eğer denilse: Bakınız nasıl arz küreviyetiyle beraber musattaha ve size mehd olmuştur, denizin tasallutundan kurtulmuş. Veyahut nasıl şems, istikrarla beraber tanzim-i maişetiniz için cereyan ediyor. Veyahut nasıl binler sene ile uzak olan şems, ayn-ı hamiede gurub ediyor. Maânî-i âyât kinayetten sarahate çıkmış oluyor... Evet şu garabet noktaları, belâgat nükteleridir.

    * * *


    Sekizinci Mes'ele

    İşaret:

    Ehl-i zahiri hayse beyse vartalarına atanlardan birisi, belki en birincisi: İmkânatı, vukuata karıştırmak ve iltibas etmektir. Meselâ diyorlar: "Böyle olsa, kudret-i İlahiyede mümkündür. Hem ukûlümüzce azametine daha ziyade delalet eder. Öyle ise bu vaki' olmak gerektir..." Heyhat!.. Ey miskinler! Nerede aklınız kâinata mühendis olmaya liyakat göstermiştir? Bu cüz'î aklınız ile hüsn-ü küllîyi ihata edemezsiniz. Evet bir zira' kadar bir burun altundan olsa, yalnız ona dikkat edilse, güzel gören bulunur.

     /  
    172
    Kitap Ekle