Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Muhâkemat
    Muhâkemat - Fihrist
    • MUHAKEMAT
    • Bedîüzzaman'ın Muhakematı
    • Mukaddeme
    • Birinci Makale
      • Birinci Mukaddeme
        • Birincisi
        • İkincisi
        • Üçüncüsü
        • Dördüncüsü
      • İkinci Mukaddeme
      • Üçüncü Mukaddeme
      • Dördüncü Mukaddeme
      • Beşinci Mukaddeme
      • Altıncı Mukaddeme
      • Yedinci Mukaddeme
      • Sekizinci Mukaddeme
      • Dokuzuncu Mukaddeme
      • Onuncu Mukaddeme
      • Onbirinci Mukaddeme
      • Onikinci Mukaddeme
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
    • İkinci Makale
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
      • Dokuzuncu Mes'ele
      • Onuncu Mes'ele
      • Onbirinci Mes'ele
      • Onikinci Mes'ele
    • Üçüncü Makale
      • İşaret
      • Mukaddeme
      • Birinci Maksad
        • İşaret
        • Tenbih
        • Vehim ve tenbih
        • Vehim ve Tenbih
        • Vehim ve Tenbih
      • İkinci Maksad
        • Mukaddeme
        • İşaret
        • İşaret ve İrşad
        • Mukaddeme
        • Birinci Meslek
        • İkinci Meslek
        • Üçüncü Meslek
        • Hâtime
        • Beşinci Meslek
        • Tenbih
      • Üçüncü Maksad
    Muhâkemat - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Muhâkemat - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    şeyde meyl-ül mücazefe ve hikâye ettiği şeyde meyl-ül mübalağa ile, hayali hakikata karıştırmaktır. Bu seciye-i seyyie ile iyilik etmek, fenalık etmek demektir. Bilmediği halde tezyidinden noksan, ıslahından fesad, medhinden zemm, tahsininden kubh tevellüd eder. Zira müvazenet ve tenasübden naşi olan hüsnü,

    مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُ

    ihlâl eder. Nasılki bir ilâcı istihsan edip izdiyad etmek, devayı dâ'e inkılab etmektir. Öyle de hiçbir vakit hak ona muhtaç olmayan mübalağalı tergib ve terhib ile, gıybeti katle müsavi veya ayakta bevletmek zina derecesinde göstermek veya bir dirhemi tasadduk etmek hacca mukabil tutmak gibi müvazenesiz sözler, katl ve zinayı tahfif ve haccın kıymetini tenzil ediyorlar. Bu sırra binaen: Vaiz hem hakîm, hem muhakemeli olmalıdır. Evet müvazenesiz vaizler, çok hakaik-i neyyire-i diniyenin husufuna sebeb olmuşlardır. Meselâ: İnşikak-ı Kamer olan mu'cize-i mütevatire-i bahireyi, meyl-ül mücazefe ile, arza nüzul ile peygamberin cebine girip çıkmış olan ilâve, o güneş-misal mu'cizeyi Süha yıldızı gibi mahfî ve kamer-misal olan bürhan-ı nübüvveti münhasif ettiği gibi münkirlerinin bahanelerine kapılar açtı.

    Hasıl-ı kelâm:

    Her muhibb-i dine ve âşık-ı hakikata lâzımdır: Herşeyin kıymetine kanaat etmek ve mücazefe ve tecavüz etmemektir. Zira mücazefe kudrete iftiradır ve "Daire-i imkânda daha ahsen yoktur" olan sözü, İmam-ı Gazalî'ye dediren hilkatteki kemal ve hüsne adem-i kanaattır ve istihfaf demektir.

     /  
    172
    Kitap Ekle