Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Muhâkemat
Muhâkemat - Fihrist
  • MUHAKEMAT
  • Bedîüzzaman'ın Muhakematı
  • Mukaddeme
  • Birinci Makale
    • Birinci Mukaddeme
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
    • İkinci Mukaddeme
    • Üçüncü Mukaddeme
    • Dördüncü Mukaddeme
    • Beşinci Mukaddeme
    • Altıncı Mukaddeme
    • Yedinci Mukaddeme
    • Sekizinci Mukaddeme
    • Dokuzuncu Mukaddeme
    • Onuncu Mukaddeme
    • Onbirinci Mukaddeme
    • Onikinci Mukaddeme
    • Birinci Mes'ele
    • İkinci Mes'ele
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'ele
  • İkinci Makale
    • Birinci Mes'ele
    • İkinci Mes'ele
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'ele
    • Dokuzuncu Mes'ele
    • Onuncu Mes'ele
    • Onbirinci Mes'ele
    • Onikinci Mes'ele
  • Üçüncü Makale
    • İşaret
    • Mukaddeme
    • Birinci Maksad
      • İşaret
      • Tenbih
      • Vehim ve tenbih
      • Vehim ve Tenbih
      • Vehim ve Tenbih
    • İkinci Maksad
      • Mukaddeme
      • İşaret
      • İşaret ve İrşad
      • Mukaddeme
      • Birinci Meslek
      • İkinci Meslek
      • Üçüncü Meslek
      • Hâtime
      • Beşinci Meslek
      • Tenbih
    • Üçüncü Maksad
Muhâkemat - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Muhâkemat - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
esatîr ve hurafatın menbaından çıkan o hikmet, bir derece müteaffine olduğundan safiye olan efkâr-ı Arabın içlerine tedahül ettiğinden, bir derece efkârları karıştırdığı gibi tahkikten taklide bir yol açtı.

Hem de âb-ı hayat olan İslâmiyetten kariha-i fıtriyeleriyle istinbat etmeye kabil iken, o hikmetin telemmüzüne tenezzül ettiler. Evet nasılki ihtilat-ı a'cam ile kelâm-ı Mudarî'nin melekesi fesada yüz tutmakla, muhakkikîn-i ülema o melekeyi muhafaza etmek için, ulûm-u Arabiyenin kavaidini tedvin ettiler. Öyle de şu hikmet ve İsrailiyat dahi daire-i İslâmiyete duhûlleriyle beraber, bazı nekkad-ı muhakkikîn-i İslâm temyiz ve tasfiyelerine teşebbüs ettiler. Fakat hayfa!. tamamıyla muvaffak olamadılar. İş bu kadar da kalmadı. Çünki tefsir-i Kur'an'a sarf-ı himmet edildiği vakit, bazı ehl-i zahir Kur'anın nakliyatını bazı İsrailiyata tatbik ve bir kısım akliyatını dahi hikmet-i mezbureye tevfik ettiler. Çünki gördüler ki, Kur'an makul ve menkule müştemildir. Hadîs de öyle... Sonra kitab ve sünnetin bazı nakliyat-ı sadıkalarıyla ve bazı muharref İsrailiyatın ortasında bir mutabakat ve münasebet istinbat ettiler.

Hem de hakikî olan akliyatlarıyla mevhum ve mümevveh olan şu hikmet arasında bir müşabehet ve muvafakat tevehhüm eylediklerinden, şu mutabakat ve müşabeheti kitab ve sünnetin manalarına tefsir ve maksadlarına beyan zannedip hükmeylediler.

Kellâ.. sümme kellâ!.. Zira Kitab-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın misdakı i'cazıdır. Müfessiri eczasıdır. Manası içindedir. Sadefinde dürrdür, meder değildir. Farazâ bu mutabakatı izhar etmekten maksad, o şahid-i sadıkın tezkiyesi

 /  
172
Kitap Ekle