Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Muhâkemat
    Muhâkemat - Fihrist
    • MUHAKEMAT
    • Bedîüzzaman'ın Muhakematı
    • Mukaddeme
    • Birinci Makale
      • Birinci Mukaddeme
        • Birincisi
        • İkincisi
        • Üçüncüsü
        • Dördüncüsü
      • İkinci Mukaddeme
      • Üçüncü Mukaddeme
      • Dördüncü Mukaddeme
      • Beşinci Mukaddeme
      • Altıncı Mukaddeme
      • Yedinci Mukaddeme
      • Sekizinci Mukaddeme
      • Dokuzuncu Mukaddeme
      • Onuncu Mukaddeme
      • Onbirinci Mukaddeme
      • Onikinci Mukaddeme
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
    • İkinci Makale
      • Birinci Mes'ele
      • İkinci Mes'ele
      • Üçüncü Mes'ele
      • Dördüncü Mes'ele
      • Beşinci Mes'ele
      • Altıncı Mes'ele
      • Yedinci Mes'ele
      • Sekizinci Mes'ele
      • Dokuzuncu Mes'ele
      • Onuncu Mes'ele
      • Onbirinci Mes'ele
      • Onikinci Mes'ele
    • Üçüncü Makale
      • İşaret
      • Mukaddeme
      • Birinci Maksad
        • İşaret
        • Tenbih
        • Vehim ve tenbih
        • Vehim ve Tenbih
        • Vehim ve Tenbih
      • İkinci Maksad
        • Mukaddeme
        • İşaret
        • İşaret ve İrşad
        • Mukaddeme
        • Birinci Meslek
        • İkinci Meslek
        • Üçüncü Meslek
        • Hâtime
        • Beşinci Meslek
        • Tenbih
      • Üçüncü Maksad
    Muhâkemat - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Muhâkemat - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    asır evvel hârika sayılan keşif bu zamana kadar mestur kalsaydı, tekemmül-ü mebadi cihetiyle bir çocuk da keşfedebildiğini nazara al. Onüç asır geri git, o zamanların tesiratından kendini tecrid et, dehşet-engiz olan Ceziret-ül Arab'da otur, dikkatle temaşa et, görürsün ki: Ümmi, tecrübe görmemiş, zaman ve zemin yardım etmemiş tek bir adam ki; yalnız zekâya değil, belki gayet kesîr tecarübün mahsulü olan fünunun kavaniniyle öyle bir nizam ve adaleti tesis ediyor ki: İstidad-ı beşerin kameti, netaic-i efkârı teşerrübünden tekebbür ederse, o şeriat dahi tevessü' ederek ebede teveccüh eder. Kelâm-ı Ezelî'den geldiğini ilân etmekle beraber, iki âlemin saadetini temin eder. İnsaf edersen, bu ise yalnız o zamanın insanlarının değil, belki nev'-i beşerin tavkı haricinde göreceksin. Meğer evham-ı seyyie, senin şu tarafa müteveccih olan fıtratının tarf'ını

    {1: Dikkat lâzımdır.}

    çürütmüş ola...

    Dördüncüsü:

    Onuncu Mukaddeme'de geçtiği gibi, hem de ikinci nokta-i itirazın cevabında da geleceği gibi şudur ki: Cumhurun istidad-ı efkârı derecesinde şeriatın irşad etmesidir. Şöyle ki: Cumhurun âmiliği için, hakaik-i mücerredeyi; me'lufları vasıta olmaksızın adem-i telakkileri sebebiyle, müteşabihat ve teşbihat ve istiarat ile tasvir etmesidir. Hem de fünun-u ekvanda cumhurun, hiss-i zahir sebebiyle hilaf-ı vaki'i zarurî telakki etmekle beraber, mebadi basamakları adem-i in'ikad ve tekemmülünden, mağlataların vartalarına düşmemek için, şeriat öyle mesailde ibham etti ve mutlak bıraktı; lâkin hakikatı îmadan hâlî bırakmadı.

     /  
    172
    Kitap Ekle