Mirkat-üs Sünnet - Fihrist
- MİRKATÜSSÜNNET VE TİRYAK-U MARAZ-IL BİD'A RİSALESİ
- Birinci Lem'a
- İkinci Lem'a
- Üçüncü Lem'a
- Dördüncü Lem'a
- Onyedinci Söz'ün İkinci Makamı'ndaki münacat
- Onbirinci Lem'a
- 32. Sözden 3. MEVKIF@#105
- Mesnevî-i Nuriye'den
- Ondokuzuncu Söz
- Mu'cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) Zeylinin Bir Parçasıdır
- ONDOKUZUNCU NÜKTELİ İŞARET
- Âyet-ül Kübra Risalesinin Risalet-i Ahmediyeden bahseden Onaltıncı Mertebesi
- Nübüvvet hakkında bir parçadır
- Yirmidördüncü Mektub'un Birinci Zeyli
- Ondördüncü Lem'anın İkinci Makamı'ndan ALTINCI SIR@ALTINCI SIR
- Yirmiüçüncü Söz'den Beşinci Nokta@Beşinci Nokta
- Mesnevî-i Nuriye'den
Mirkat-üs Sünnet - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Mirkat-üs Sünnet - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
اَزْ اٰنْ دَرْد۪ى گِر۪ينِ ﴿لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِل۪ينَ﴾ م۪ى زَنَدْ قَلْبَمْ
İşte o zeval-âlûd mülâkatlar, o elemli mecazî muhabbetler derdinden ve belasındandır ki, kalbim İbrahimvari
لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِل۪ينَ
ağlamasıyla ağlıyor ve bağırıyor.
دَرْ ا۪ينْ فَان۪ى بَقَا خَاز۪ى بَقَا خ۪يزَدْ فَنَادَنْ
Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan; beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmare cihetiyle fena bul ki, bâki olasın.
فَنَا شُدْ هَمْ فَدَا كُنْ هَمْ عَدَمْ ب۪ينْ كِه اَزْ دُنْيَا بَقَايَه رَاهْ فَنَادَنْ
Dünyaperestlik esasatı olan ahlâk-ı seyyieden tecerrüd et. Fâni ol! Daire-i mülkünde ve malındaki eşyayı, Mahbub-u Hakikî yolunda feda et. Mevcudatın ademnüma akibetlerini gör. Çünki şu dünyadan bekaya giden yol, fenadan gidiyor.
فِكِرْ ف۪يزَارْ م۪ى دَارَدْ اَن۪ينِ ﴿لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِل۪ينَ﴾ م۪ى زَنَدْ وِجْدَانْ
Esbab içine dalan fikr-i insanî, şu zelzele-i zeval-i dünyadan hayrette kalıp, me'yusane
İşte o zeval-âlûd mülâkatlar, o elemli mecazî muhabbetler derdinden ve belasındandır ki, kalbim İbrahimvari
لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِل۪ينَ
ağlamasıyla ağlıyor ve bağırıyor.
دَرْ ا۪ينْ فَان۪ى بَقَا خَاز۪ى بَقَا خ۪يزَدْ فَنَادَنْ
Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan; beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmare cihetiyle fena bul ki, bâki olasın.
فَنَا شُدْ هَمْ فَدَا كُنْ هَمْ عَدَمْ ب۪ينْ كِه اَزْ دُنْيَا بَقَايَه رَاهْ فَنَادَنْ
Dünyaperestlik esasatı olan ahlâk-ı seyyieden tecerrüd et. Fâni ol! Daire-i mülkünde ve malındaki eşyayı, Mahbub-u Hakikî yolunda feda et. Mevcudatın ademnüma akibetlerini gör. Çünki şu dünyadan bekaya giden yol, fenadan gidiyor.
فِكِرْ ف۪يزَارْ م۪ى دَارَدْ اَن۪ينِ ﴿لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِل۪ينَ﴾ م۪ى زَنَدْ وِجْدَانْ
Esbab içine dalan fikr-i insanî, şu zelzele-i zeval-i dünyadan hayrette kalıp, me'yusane
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi