Mirkat-üs Sünnet - Fihrist
- MİRKATÜSSÜNNET VE TİRYAK-U MARAZ-IL BİD'A RİSALESİ
- Birinci Lem'a
- İkinci Lem'a
- Üçüncü Lem'a
- Dördüncü Lem'a
- Onyedinci Söz'ün İkinci Makamı'ndaki münacat
- Onbirinci Lem'a
- 32. Sözden 3. MEVKIF@#105
- Mesnevî-i Nuriye'den
- Ondokuzuncu Söz
- Mu'cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) Zeylinin Bir Parçasıdır
- ONDOKUZUNCU NÜKTELİ İŞARET
- Âyet-ül Kübra Risalesinin Risalet-i Ahmediyeden bahseden Onaltıncı Mertebesi
- Nübüvvet hakkında bir parçadır
- Yirmidördüncü Mektub'un Birinci Zeyli
- Ondördüncü Lem'anın İkinci Makamı'ndan ALTINCI SIR@ALTINCI SIR
- Yirmiüçüncü Söz'den Beşinci Nokta@Beşinci Nokta
- Mesnevî-i Nuriye'den
Mirkat-üs Sünnet - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Mirkat-üs Sünnet - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
celb ve cezbettiren, o zâtın (A.S.M.) evvel ve âhir herkesçe malûm olan sıdk u emaneti idi. Demek o zâtın (A.S.M.) sıdk u emaneti, dava-yı nübüvvetine en büyük bir bürhan olmuştur.
Dördüncü Mes'ele:
İkinci sahifeyi okuyacağız. Bu sahife, mazi yani zaman-ı saadetten evvelki zamandır. Şu sahifenin hâvi olduğu enbiya-i sâlifenin ahval ve kıssaları, o zâtın sıdk-ı nübüvvetine birer bürhandır. Yalnız dört nükteye dikkat lâzımdır:
irinci Nükte:
İnsan bir fennin esaslarını ve o fennin hayatına taalluk eden noktaları bilmekle, yerli yerince kullanmasına vâkıf olduktan sonra davasını o esaslara bina etmesi, o fende mahir ve mütehassıs olduğuna delildir.
İkinci Nükte:
Fıtrat-ı beşeriyenin iktizasındandır ki; âdi bir insan da olsa, hattâ çocuk da olsa, hattâ küçük bir kavim içinde de bulunsa, pek kıymetsiz bir dava hususunda cumhura muhalefet edip yalan söylemeye cesaret edemez. Acaba pek büyük bir haysiyet sahibi, âlemşümul bir davada, pek inadlı ve kesretli bir kavim içinde, ümmi yani okur-yazar sınıfından olmadığı halde,
Dördüncü Mes'ele:
İkinci sahifeyi okuyacağız. Bu sahife, mazi yani zaman-ı saadetten evvelki zamandır. Şu sahifenin hâvi olduğu enbiya-i sâlifenin ahval ve kıssaları, o zâtın sıdk-ı nübüvvetine birer bürhandır. Yalnız dört nükteye dikkat lâzımdır:
irinci Nükte:
İnsan bir fennin esaslarını ve o fennin hayatına taalluk eden noktaları bilmekle, yerli yerince kullanmasına vâkıf olduktan sonra davasını o esaslara bina etmesi, o fende mahir ve mütehassıs olduğuna delildir.
İkinci Nükte:
Fıtrat-ı beşeriyenin iktizasındandır ki; âdi bir insan da olsa, hattâ çocuk da olsa, hattâ küçük bir kavim içinde de bulunsa, pek kıymetsiz bir dava hususunda cumhura muhalefet edip yalan söylemeye cesaret edemez. Acaba pek büyük bir haysiyet sahibi, âlemşümul bir davada, pek inadlı ve kesretli bir kavim içinde, ümmi yani okur-yazar sınıfından olmadığı halde,
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi