Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • İçtihad Risalesi
    İçtihad Risalesi - Fihrist
    • İÇTİHAD RİSALESİ
    • Yirmiyedinci Söz
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
      • Beşincisi
      • Altıncısı
      • Hâtime
      • Sahabeler hakkındadır
        • Birinci Hikmet
        • İkinci Sebeb
        • Üçüncü Sebeb
          • Birinci Vecih
          • İkinci Vecih
          • Üçüncü Vecih
        • Sual
    • Yirmialtıncı Mektub
    • Yirmidokuzuncu Mektub'un Birinci Kısmı
      • Birincisi
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
      • Dördüncü Nükte
      • Beşinci Nükte
      • Altıncı Nükte
      • Yedinci Nükte
      • Sekizinci Nükte
      • Dokuzuncu Nükte
    • İşarat-ı Seb'a
      • Birinci İşaret
      • İkinci İşaret
      • Üçüncü İşaret
      • Dördüncü İşaret
      • Yedinci İşaret yani Üçüncü Sual
    İçtihad Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    İçtihad Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    ediliyor, rağbetler ona celboluyor, nazarlar ona teveccüh ediyor, fikirler ona müncezib oluyor. Meselâ: Şu zamanda siyaset metaı ve hayat-ı dünyeviyenin temini ve felsefenin revaçları gibi... Ve selef-i sâlihîn asrında ve o zaman çarşısında en mergub meta, Hâlık-ı Semavat ve Arz'ın marziyatlarını ve bizden arzularını, kelâmından istinbat etmek ve nur-u nübüvvet ve Kur'an ile, kapatılmayacak derecede açılan âhiret âlemindeki saadet-i ebediyeyi kazandırmak vesailini elde etmek idi.

    İşte o zamanda zihinler, kalbler, ruhlar, bütün kuvvetleriyle, yerler ve gökler Rabbinin marziyatını anlamağa müteveccih olduğundan; içtimaiyat-ı beşeriyenin sohbetleri, muhavereleri, vukuatları, ahvalleri ona bakıyordu. Ona göre cereyan ettiğinden her kimin güzelce bir istidadı bulunsa, onun kalbi ve fıtratı, şuursuz olarak herşeyden bir ders-i marifet alır. O zamanda cereyan eden ahval ve vukuat ve muhaverattan taallüm ediyordu. Güya herbir şey, ona bir muallim hükmüne geçip, onun fıtrat ve istidadına, içtihada bir istidad-ı ihzarî telkin ediyordu. Hattâ o derece şu fıtrî ders tenvir ediyordu ki; yakın idi ki, kesbsiz içtihada kabiliyeti ola, ateşsiz nurlana... İşte şu tarzda fıtrî bir ders alan

     /  
    80
    Kitap Ekle