Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • İçtihad Risalesi
    İçtihad Risalesi - Fihrist
    • İÇTİHAD RİSALESİ
    • Yirmiyedinci Söz
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
      • Beşincisi
      • Altıncısı
      • Hâtime
      • Sahabeler hakkındadır
        • Birinci Hikmet
        • İkinci Sebeb
        • Üçüncü Sebeb
          • Birinci Vecih
          • İkinci Vecih
          • Üçüncü Vecih
        • Sual
    • Yirmialtıncı Mektub
    • Yirmidokuzuncu Mektub'un Birinci Kısmı
      • Birincisi
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
      • Dördüncü Nükte
      • Beşinci Nükte
      • Altıncı Nükte
      • Yedinci Nükte
      • Sekizinci Nükte
      • Dokuzuncu Nükte
    • İşarat-ı Seb'a
      • Birinci İşaret
      • İkinci İşaret
      • Üçüncü İşaret
      • Dördüncü İşaret
      • Yedinci İşaret yani Üçüncü Sual
    İçtihad Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    İçtihad Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    içtimaiye-i insaniye dükkânında, bazı şeylerin verdiği müdhiş neticeleri ve çirkin eserleri zehr-i katil gibi herkes onu satın almak değil, bütün kuvvetiyle ondan nefret edip kaçar ve bazı şeylerin ve manevî meta'ların verdikleri güzel neticeler ve kıymetdar eserler, bir tiryak-ı nâfi' ve bir pırlanta gibi, herkesin nazar-ı rağbetini kendine celbeder. Herkes elinden geldiği kadar onları satın almağa çalışır. Öyle de, Asr-ı Saadette hayat-ı içtimaiye-i insaniyenin çarşısında, kizb ve şer ve küfür gibi maddeler, şekavet-i ebediye gibi neticeleri ve Müseylime-i Kezzab gibi süflî maskaraları tevlid ettiğinden, secaya-yı âliye ve hubb-u maâlîye meftun olan sahabelerin zehr-i katilden kaçar gibi ondan kaçmaları ve nefret etmeleri bedihîdir. Ve saadet-i ebediye gibi netice veren ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm gibi nuranî meyveler gösteren sıdk ve hakka ve imana en nâfi' bir tiryak, en kıymetdar bir elmas gibi, o fıtratları sâfiye ve seciyeleri sâmiye olan sahabeler, bütün kuvvetleriyle ve hissiyat ve letaifleriyle, onlara müşteri ve müştak olması zarurîdir. Halbuki o zamandan sonra, gitgide ve gele gele sıdk ve kizb ortasındaki mesafe azala azala, omuz-omuza geldi. Bir dükkânda, ikisi beraber satılmağa başladığı gibi, ahlâk-ı içtimaiye

     /  
    80
    Kitap Ekle