Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Hanımlar Rehberi
Hanımlar Rehberi - Fihrist
  • HANIMLAR REHBERİ
  • kadınlar taifesi ile bir muhaveredir
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Mahremdir
  • Genç nurcu kızlara ait mektuba ek
  • Gayet ehemmiyetli bir hakikata gayet kısa bir işaret
  • İhtiyarlar Risalesinden@Hanımlar Reh
    • BİRİNCİ RİCA
    • İKİNCİ RİCA
    • ÜÇÜNCÜ RİCA
    • DÖRDÜNCÜ RİCA
    • BEŞİNCİ RİCA
    • ALTINCI RİCA
    • YEDİNCİ RİCA
  • Yirmidördüncü Lem'a
    • Birinci Hikmet
    • İkinci Hikmet
    • Üçüncü Hikmet
    • Dördüncü Hikmet
  • Yedinci Mektub
  • Münazarat namındaki risalenin bir parçasıdır
  • Otuzikinci Söz'ün Üçüncü Mevkıfından
    • MÜHİM BİR SUAL
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
    • DÖRDÜNCÜ NÜKTE
    • MUKADDİME
    • BİRİNCİ İŞARET
    • İKİNCİ İŞARET
    • ÜÇÜNCÜ İŞARET
    • DÖRDÜNCÜ İŞARET
    • BEŞİNCİ İŞARET
    • ALTINCI İŞARET
    • YEDİNCİ İŞARET
    • SEKİZİNCİ İŞARET
    • DOKUZUNCU İŞARET
  • Onyedinci Mektub
  • Çocuk Ta'ziyenamesi
  • Emirdağı'nın manidar bir hatırası
  • Onyedinci Lem'anın bir parçasıdır
  • ONİKİNCİ NOTA
  • Nurcuların Kasidesi
Hanımlar Rehberi - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Hanımlar Rehberi - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
لَقَدْ خَلَقْنَا اْلاِنْسَانَ ف۪ٓى اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍ ٭ ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَ ٭ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَ عَمِلُوا الصَّالِحَاتِ

hem netice ve akibetlerine işaret eden

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَ الْاَرْضُ

olan âyete dikkat et. Ne kadar ulvî, mu'cizane, beyan ettiğimiz müvazeneyi ifade ederler.

Birinci âyet Onbirinci Söz'de tafsilen o âyetin i'cazkârane ve îcazkârane ifade ettiği hakikatı, o Sözde beyan edildiğinden, onu oraya havale ederiz.

ikinci ayet ise yalnız bir küçük işaretle göstereceğiz ki, ne kadar ulvî bir hakikatı ifade ediyor. Şöyle ki:

Şu âyet, mefhum-u muvafık ile şöyle ferman ediyor: "Ehl-i dalaletin ölmesiyle, semavat ve zemin, onların üstünde ağlamıyorlar." Ve mefhum-u muhalif ile delalet ediyor ki: "Ehl-i imanın dünyadan gitmesiyle, semavat ve zemin, onların üstünde ağlıyor." Yani: Ehl-i dalalet, madem semavat ve arzın vazifelerini inkâr ediyor. Manalarını bilmiyor. Onların kıymetlerini ıskat ediyor. Sâni'lerini tanımıyor. Onlara karşı bir hakaret, bir adavet ettiğinden elbette semavat ve zemin, onlara ağlamak değil, belki onlara nefrin, yani beddua ederler ve onların gebermesiyle memnun olurlar. Ve mefhum-u muhalif ile

 /  
167
Kitap Ekle