Hanımlar Rehberi - Fihrist
- HANIMLAR REHBERİ
- kadınlar taifesi ile bir muhaveredir
- Mahremdir
- Genç nurcu kızlara ait mektuba ek
- Gayet ehemmiyetli bir hakikata gayet kısa bir işaret
- İhtiyarlar Risalesinden@Hanımlar Reh
- Yirmidördüncü Lem'a
- Yedinci Mektub
- Münazarat namındaki risalenin bir parçasıdır
- Otuzikinci Söz'ün Üçüncü Mevkıfından
- Onyedinci Mektub
- Çocuk Ta'ziyenamesi
- Emirdağı'nın manidar bir hatırası
- Onyedinci Lem'anın bir parçasıdır
- ONİKİNCİ NOTA
- Nurcuların Kasidesi
Hanımlar Rehberi - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Hanımlar Rehberi - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Emirdağı'nın manidar bir hatırası
Beş seneden beri teneffüs için Emirdağı'nın etrafında faytonla gezdiğim zaman garib bir tarzda, bir yaşından yedi yaşına kadar küçücük çocuklar vâlide ve pederlerine karşı gösterdikleri alâkadan ziyade bir iştiyakla faytonuma koşup elime sarılıyorlardı. Hattâ bir defa fayton altına düştükleri halde, hârika bir tarzda zarar görmeden kurtuldular.
Hiç beni görmeyen, bilmeyen bir, iki veya üç yaşındaki çocuklar yalın ayak dikenler içinde koşa koşa faytona yetişiyorlar. Büyük adamlar gibi temenna edip elinizi öpelim diyorlardı. Bu hale hem ben, hem kardeşlerim ve görenler hayret ediyorduk. Bu hal bir mahalleye mahsus değil, her tarafta hattâ köylerinde dahi aynı hal devam ediyordu.
Beni aldatmayan bir hatıra-i hakikat ile benim ve arkadaşlarımın kanaatimiz geldi ki; bu masum taifenin masumiyetleri cihetiyle, sevk-i fıtrî denilen bir hiss-i kabl-el vuku'
Beş seneden beri teneffüs için Emirdağı'nın etrafında faytonla gezdiğim zaman garib bir tarzda, bir yaşından yedi yaşına kadar küçücük çocuklar vâlide ve pederlerine karşı gösterdikleri alâkadan ziyade bir iştiyakla faytonuma koşup elime sarılıyorlardı. Hattâ bir defa fayton altına düştükleri halde, hârika bir tarzda zarar görmeden kurtuldular.
Hiç beni görmeyen, bilmeyen bir, iki veya üç yaşındaki çocuklar yalın ayak dikenler içinde koşa koşa faytona yetişiyorlar. Büyük adamlar gibi temenna edip elinizi öpelim diyorlardı. Bu hale hem ben, hem kardeşlerim ve görenler hayret ediyorduk. Bu hal bir mahalleye mahsus değil, her tarafta hattâ köylerinde dahi aynı hal devam ediyordu.
Beni aldatmayan bir hatıra-i hakikat ile benim ve arkadaşlarımın kanaatimiz geldi ki; bu masum taifenin masumiyetleri cihetiyle, sevk-i fıtrî denilen bir hiss-i kabl-el vuku'
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi