Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âyet-ül Kübra
    Âyet-ül Kübra - Fihrist
    • ÂYET-ÜL KÜBRA
    • Mühim bir ihtar ve bir ifade-i meram
    • Mukaddeme
    • Âyet-ül Kübra
      • 1.Mertebe@Evet bu
      • 2.Mertebe@Sonra, dünya
      • 3.Mertebe@Sonra o seyahat
      • 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
      • 5.Mertebe@Sonra dağlar
      • 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
      • 7.Mertebe@Sonra, seyahat
      • 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
      • 9.Mertebe@Sonra imanın
      • 10.Mertebe@Sonra, imanın
      • 11.Mertebe@Sonra kema
      • 12-13.Mertebe@Sonra, pür
      • 14-15.Mertebe@Sonra âlem
      • 16.Mertebe@Sonra o dünya
      • 17.Mertebe@Sonra, bu
      • 18.Mertebe@Sonra, bir
      • 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
    • İkinci Bâb
      • Birinci menzil@Beraber gittiler
        • Birinci Hakikat
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
        • Dördüncü Hakikat
      • Ef'a ve Âsâr menzili@Sonra o sük
        • Birincisi
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
          • Birinci Sır
          • İkinci Sır
        • Dördüncü Hakikat
        • Beşinci Hakikat
      • Üçüncü menzil@Sonra, o
        • Birinci Hakikat
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
        • Dördüncü Hakikat
      • SUAL - CEVAB
      • 23.Söz'ün 1.Mebhasının 4 noktası@İmanda
        • Birinci Nokta
        • İkinci Nokta
        • Üçüncü Nokta
        • Dördüncü Nokta
      • 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci
      • TAKRİZ
      • Ceylan'ın müdafaasıdır
    Âyet-ül Kübra - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âyet-ül Kübra - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    denilmiştir.

    Sonra, pür-merak ve pür-iştiyak o misafir, âlem-i şehadet ve cismanî ve maddî cihetinde ve mahsus taifelerin dillerinden ve lisan-ı hallerinden ders aldığından, âlem-i gayb ve âlem-i berzahta dahi mütalaa ile bir seyahat ve bir taharri-i hakikat arzu ederken, her taife-i insaniyede bulunan ve kâinatın meyvesi olan insanın çekirdeği hükmünde bulunan ve küçüklüğü ile beraber manen kâinat kadar inbisat edebilen müstakim ve münevver akılların, selim ve nurani kalblerin kapısı açıldı. Baktı ki; onlar, âlem-i gayb ve âlem-i şehadet ortasında insanî berzahlardır ve iki âlemin birbiriyle temasları ve muameleleri, insana nisbeten o noktalarda oluyor gördüğünden; kendi akıl ve kalbine dedi ki: Gelin, bu emsalinizin kapısından hakikate giden yol daha kısadır. Biz öteki yollardaki dillerden ders aldığımız gibi değil, belki iman noktasındaki ittisaflarından ve keyfiyet ve renklerinden mütalaamız ile istifade

     /  
    219
    Kitap Ekle