Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Altıncı şart:
Kemâldir... Mal'a hasr edilmemeli. Zîrâ tasadduk malda olduğu gibi; ilimde, fikirde, fiilde de olur. Şu ta'mime
مَا
lafzındaki umum ile îma ve
يُنْفِقُونَ
deki ıtlak ile işaret etmiştir. Çünki makam-ı hitabîde ıtlak, ta'mimdir.
İslâmiyetin bir rükn-ü mühimmi olan zekat, beşerin hayat-ı nev'iyesi için ehemmiyeti şudur:
Hadîste var;
اَلزَّكَاةُ قَنْطَرَةُ اْلاِسْلَامِ
yani zekat bir köprüdür ki, müslüman, kardeşi olan müslümana muavenet için ondan geçer. Zîrâ memurun-bih olan teavün, o vasıta iledir. Ve nev'-i beşerin heyet-i içtimaiyedeki nizamın sırat-ül müstakimi odur. İnsanlar içinde madde-i hayatın cereyanına rabıta odur. Terakkiyat-ı beşerdeki zehirlere tiryak odur.
Evet, zekatın vücûb-u kat'îsinde ve onun kabilesi olan sadakaya ve karz-ı hasene da'vet-i Kur'ânîde; ve ribanın vesailiyle beraber hurmet-i şedidesinde azîm bir hikmet, âlî bir maslahat, vasi' bir rahmet vardır.
Eğer sahife-i âlemde tarihî bir nazarla dikkat ve cem'iyet-i beşeriyenin mesavîsinin esasları teftiş edilse görülecektir ki; bütün ihtilâlât ve fesadın aslı ve ma'deni ve bütün ahlâk-ı rezilenin mahrek ve menba'ı, tek iki kelimedir. O iki kelimenin imtizacından bomba gibi Küre-i Arz patladı ve izdivacından, medenî insanlardan canavarlar doğdu.
Birinci Kelime: Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne!.
İkinci Kelime: İstirahatım için zahmet çek, sen çalış ben yiyeyim!.
Merhametsiz nefisperest olan birinci kelime-i gaddaredir ki; âlem-i insanı zelzeleye getirip, kıyameti kopmak üzeredir. Şu kelimenin ırkını kesecek tek bir devası var ki, o da zekattır ve zekatın mükemmili olan sadakattır. Ve onun mütemmimi olan karz-ı hasendir.
Harîs, hodgâm, zalim olan ikinci kelimedir ki, beşerin terakkiyatını öyle sarsıyor ki, herc ü merc ateşine atmak üzeredir.
Şu dâhiye-i dehyanın tek bir devası var; o da hurmet-i ribadır ve faizin bütün vesailini hayat-ı içtimaîden ref' etmektir. Hodgâm ellerde servetin
Kemâldir... Mal'a hasr edilmemeli. Zîrâ tasadduk malda olduğu gibi; ilimde, fikirde, fiilde de olur. Şu ta'mime
مَا
lafzındaki umum ile îma ve
يُنْفِقُونَ
deki ıtlak ile işaret etmiştir. Çünki makam-ı hitabîde ıtlak, ta'mimdir.
İslâmiyetin bir rükn-ü mühimmi olan zekat, beşerin hayat-ı nev'iyesi için ehemmiyeti şudur:
Hadîste var;
اَلزَّكَاةُ قَنْطَرَةُ اْلاِسْلَامِ
yani zekat bir köprüdür ki, müslüman, kardeşi olan müslümana muavenet için ondan geçer. Zîrâ memurun-bih olan teavün, o vasıta iledir. Ve nev'-i beşerin heyet-i içtimaiyedeki nizamın sırat-ül müstakimi odur. İnsanlar içinde madde-i hayatın cereyanına rabıta odur. Terakkiyat-ı beşerdeki zehirlere tiryak odur.
Evet, zekatın vücûb-u kat'îsinde ve onun kabilesi olan sadakaya ve karz-ı hasene da'vet-i Kur'ânîde; ve ribanın vesailiyle beraber hurmet-i şedidesinde azîm bir hikmet, âlî bir maslahat, vasi' bir rahmet vardır.
Eğer sahife-i âlemde tarihî bir nazarla dikkat ve cem'iyet-i beşeriyenin mesavîsinin esasları teftiş edilse görülecektir ki; bütün ihtilâlât ve fesadın aslı ve ma'deni ve bütün ahlâk-ı rezilenin mahrek ve menba'ı, tek iki kelimedir. O iki kelimenin imtizacından bomba gibi Küre-i Arz patladı ve izdivacından, medenî insanlardan canavarlar doğdu.
Birinci Kelime: Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne!.
İkinci Kelime: İstirahatım için zahmet çek, sen çalış ben yiyeyim!.
Merhametsiz nefisperest olan birinci kelime-i gaddaredir ki; âlem-i insanı zelzeleye getirip, kıyameti kopmak üzeredir. Şu kelimenin ırkını kesecek tek bir devası var ki, o da zekattır ve zekatın mükemmili olan sadakattır. Ve onun mütemmimi olan karz-ı hasendir.
Harîs, hodgâm, zalim olan ikinci kelimedir ki, beşerin terakkiyatını öyle sarsıyor ki, herc ü merc ateşine atmak üzeredir.
Şu dâhiye-i dehyanın tek bir devası var; o da hurmet-i ribadır ve faizin bütün vesailini hayat-ı içtimaîden ref' etmektir. Hodgâm ellerde servetin
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi