Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Ey mu'teriz! Ben de derim: Sebeb-i noksan gösterdiğin şu üç nokta tevehhüm ettiğin gibi değildir. Belki üçü de i'caz-ı Kur'ân'ın en sadık şâhidleridir.

    Birinci Noktaya Cevap:

    Şöyle ki: Nasın ekseri cumhur-u avâmdır. Nazar-ı Şari'de ekall, eksere tabi'dir. Zîrâ avama müvecceh olan bir hitab, havass fehmeder ve istifade eder. Bilâkis olursa olamaz. Cumhur-u avam me'luf ve mütehayyalatından tecerrüd edip hakâik-ı mücerrede ve ma'kûlat-ı sırfeye temaşa edemezler. Meğer mütehayyalatlarını dürbin gibi tevsit etseler.

    Meselâ, Kâinattaki tasarruf-u ilâhîyi, sultanın serîr-i saltanatında olan tasarrufunun suretinde temaşa edebilirler.

    اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوٰى

    gibi. İşte hissiyat-ı cumhur, şu merkezde olduklarından elbette irşad ve belâğat iktiza eder ki; onların hissiyatı riayet ve ihtiram edilsin. Ve efkârları dahi bir derece mümaşat ve riayet edilsin. İşte riayet ve ihtiram

    اَلتَّنَزُّلَاتُ اْلاِلٰهِيَّةُ اِلٰى عُقُولِ الْبَشَرِ

    ile tesmiye olunur. Evet o tenezzülât te'nis-i ezhân içindir. Bu sırdandır ki; hakaik-ı mücerredeye temaşa etmek için, hissiyat ve hayal-âlud cumhurun nazarlarını okşayan suver-i müteşabiheden birer dürbin vaz' edilmiştir.

    Şu cevabı te'yid eden ma'ânî-i amika veya müteferrikayı bir sûret-i sehl ve basitede tasavvur veya tasvir etmek için nâsın kelamında kesretle istiârat bulunmasıdır. Demek müteşabihat dahi isti'arâtın en ağmaz kısmıdır. Zîrâ, en hâfi hakaikın suver-i misaliyesidir. Demek işkâl, mânânın dikkatindendir. Lâfzın iğlakından değildir.

    Ey mu'teriz! İnsafla bak! Fikr-i beşerden, bâhusûs avamın fikrinden en uzak olan hakaiki şöyle bir tarik ile takrib etmek, aynı belâğat değil midir? Zîrâ belâğat, mukteza-yı hale mutabakat ve makamın tahammülü nisbetinde kemâl-i vuzûh ile ifade etmektir.

    İkinci Noktaya Cevap:

    Âlemde mündemiç olan meyl-ül istikmalin dalı olan insandaki meylüt-terakkinin semeratı, fünûn-u müterettibedir ki, pek çok tecârüb ile telâhuk-u efkârın netaicinden teşekkül etmişlerdir ki, terakki için bir nerdibanin (merdivenin) basamaklarıdır. Aşağısı takarrur etmezse, yukarısına ayak atılmaz. Demek mukaddem fenn, ulûm-u mütearife hükmüne geçecek, sonra müteahhir fenne mukaddeme olabilir. Bu sırra binaen: Şu zamanda efkârın çok çalkalanmasıyla yetişmiş, pişmiş

     /  
    710
    Kitap Ekle