Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَن۪ى اٰدَمَ

    Biri dedi: "Nedendir, haml-i emânet olan, mertebe-i azîme. Yalnız insanoğlu onunla tekrim edilmiş, onunla halife olmuş?"

    Derim: "Zira o evsat,

    خَيْرُ اْلاُمُورِ الْاَوْسَطُ

    Kâinatın vücûdu, bir şekl-i mahrutidir, sivri ucunda cüz'-ü lâyetecezza durmuş.

    Cesim kaidesinden, Şems-üş Şümusa kadar, nuranî bir kutru var, tam kutrun ortasında, insan ayakta durmuş, emaneti beklermiş.

    İnsandan ta zerreye, hem ondan tâ o şemse olan iki mesafe, birbirine müsâvî. Kılâde-i hilkatte, bir cevher-i feridmiş.

    Zira o cevher-i yegâne, Muhammed-ül Hâşimî (A.S.M.) olan dürr-ü yetime, bir sadef-i latiftir; insan enmuzec-i câmi'dir, gayb ve şehâdet tutmuş.

    Bütün avâlimlere, birer penceresi var; onunla onlara bakar. Ma'lum bâtın ve zâhir, on hassasından başka, çok hasseleri varmış.

    Şamme zaika gibi; sâika da bir hisdir, şaika diğer bir his. İkisi de pek hassas, akıl ve nazar girmemiş, çok yerlerde gezermiş.

    Hiss-i kabl-el vuku' ile, rüya-yı sadık ile, hem de keşf-i sahihle, derkolunan çok şeyler, miftahları bu hisler, ellerinde tutarmış.

    * * *


    Kışrı Lübb Zannetmek, Lübbü Zayi' Etmektir.

    Beş şey beş şey'e perde: Şehâdet ise gaybe, tabiat meşiete.. Kör kuvvet de kudrete. Lafız medlûl-u zihniye. Medlül dahi mânâya.

    Perdeye hasr-ı nazar, daim olur pür-hatar, vesvese ondan çıkar. Mesela ki medlûlün, zihindir ona her makarr, eğlencedir zekâya.

    Mâna haricî olur, o medlûl-i zihniyle, kasden ismî hem bizzat; eğer meşgul olursa, televvünlü bir suret, ya bir lafz-ı hayalî; bînema u bîmâye.

    Himmeti meşgul eder, o daracık seyyale, incecik hem cevvale. O medlûlun veledi, suret-i bî meâle, ne deva ne şifaya.

     /  
    710
    Kitap Ekle