Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
İkiyüz günlük, vasi' bir cephede, hem de yedi noktada, hasım manen mağlubdur. Yalnız Anadolu, cephesinde muvakkat, biraz ileri gitti.
Sebebiyse aldandık; infiradî siyaseti, bilmeyerek takındık.
اِصْبِرُوا وَ صَابِرُوا وَ رَابِطُوا
Fermanına mü'minane imtisal etsek, gelir Allah'ın va'di.
Âlem-i İslâmın, hak ve hürriyetinin, istirdadı için, biiznillahi Teâlâ, tedâfü'den taarruza geçiyor. Belki çok yerlerde de geçti.
İnönü'nün iki zaferi, zâhiren ger küçüktü; batınen pek büyüktü. Nasıl ki devletlerin, haysiyet ve şevketi, kuvvet ile inadı,
bir mizanla tartılır. Drahm ve Mark gibi, mizan-ül iktisatla, derecesi bilinir. Öyle de: Milletlerin, izzetinin imadı,
hem de tarz-ı hayatı, bir mizanla tartılır. Mizan tarz-ı nazardır, bakmak barometredir... Mecruh, mazlum adamın me'yusane feryadı,
fakirane nazarı, zilletine mizandır. Fakat ümidkârâne, müntakimvârî nazar, izzetine mikyastır. Yeni sene cephe idi, Eskişehir bir siperdi.
İnönü zaferi olmadan, her müslim-i mazlumun, kâfir olan hasmını, mütecebbir bir zâlim, mevkiinde görürdü. Aşağıdan yukarı cihetine bakardı,
yüksekte tanıyordu. Zaferden sonra gördü. Birer hâin alçak derekesinde görür, habaset çamurunda, çabalar da batardı.
O mizan-ı nazarı, derecatı kuyudan minareye çıkmıştır. İntibah-ı İslâmî, izzet ve intikamla, ayak üstüne kalktı.
Ey Alem-i İslâmî! Dinle âyet ne der; ediyor işâreti ki: "Havf-ı mevt, mevt getirir, hırs-ı hayat zilleti." Bizde lezzetsiz zillet oldu.
Tavuğa bir dikkat et; piliçleri yanında, camuş tecavüz etse, o şefkat-ı cinsiye, verdiği cesaretle, hem verdiği inadı;
kaplan gibi camuşa, birbenbire saldırır. Keçiye et bir nazar; vakta kalırsa muztar, o sivri boynuzu ile, kurdun karnını delerdi.
Sebebiyse aldandık; infiradî siyaseti, bilmeyerek takındık.
اِصْبِرُوا وَ صَابِرُوا وَ رَابِطُوا
Fermanına mü'minane imtisal etsek, gelir Allah'ın va'di.
Âlem-i İslâmın, hak ve hürriyetinin, istirdadı için, biiznillahi Teâlâ, tedâfü'den taarruza geçiyor. Belki çok yerlerde de geçti.
İnönü'nün iki zaferi, zâhiren ger küçüktü; batınen pek büyüktü. Nasıl ki devletlerin, haysiyet ve şevketi, kuvvet ile inadı,
bir mizanla tartılır. Drahm ve Mark gibi, mizan-ül iktisatla, derecesi bilinir. Öyle de: Milletlerin, izzetinin imadı,
hem de tarz-ı hayatı, bir mizanla tartılır. Mizan tarz-ı nazardır, bakmak barometredir... Mecruh, mazlum adamın me'yusane feryadı,
fakirane nazarı, zilletine mizandır. Fakat ümidkârâne, müntakimvârî nazar, izzetine mikyastır. Yeni sene cephe idi, Eskişehir bir siperdi.
İnönü zaferi olmadan, her müslim-i mazlumun, kâfir olan hasmını, mütecebbir bir zâlim, mevkiinde görürdü. Aşağıdan yukarı cihetine bakardı,
yüksekte tanıyordu. Zaferden sonra gördü. Birer hâin alçak derekesinde görür, habaset çamurunda, çabalar da batardı.
O mizan-ı nazarı, derecatı kuyudan minareye çıkmıştır. İntibah-ı İslâmî, izzet ve intikamla, ayak üstüne kalktı.
Ey Alem-i İslâmî! Dinle âyet ne der; ediyor işâreti ki: "Havf-ı mevt, mevt getirir, hırs-ı hayat zilleti." Bizde lezzetsiz zillet oldu.
Tavuğa bir dikkat et; piliçleri yanında, camuş tecavüz etse, o şefkat-ı cinsiye, verdiği cesaretle, hem verdiği inadı;
kaplan gibi camuşa, birbenbire saldırır. Keçiye et bir nazar; vakta kalırsa muztar, o sivri boynuzu ile, kurdun karnını delerdi.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi