Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âsâr-ı Bediiye
Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
  • ÂSÂR-I BEDİİYYE
  • Nokta Risalesi@—
  • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
  • Rumûz@—
  • İşârât@—
  • Tulûât@—
  • Hutuvât-ı Sitte@—
  • Sünûhât@—
  • Deva-ül Ye’s@—
  • Muhâkemat@—
  • Münâzarat@—
  • Hutbe-i Şâmiye@—
  • Teşhis-ül İllet@—
  • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
  • Divan-ı Harb-i Örfî@—
  • Nutuklar@—
  • Makaleler Kısmı@—
  • Lemeât@—
  • Hakikat Çekirdekleri@—
  • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
  • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
  • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
  • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
  • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âsâr-ı Bediiye - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
* * *


Fâsıkımız Başka Fasıka Benzemez... Ahlâkımız Dinimizle Kâimdir

Bizde biri fâsıksa, gâliben ahlâksızdır; ekser vicdansız olur. Zira bir arzu-yu şerri, vicdanındaki imanın sadâsını,

İskâtla susturmakla, inkişaf edebilir. Demek o şahs-ı fâsık; vicdanını kalbini, birden bire sarsmadan, hem mâneviyatını,

İstihfaf, iskât etmeden, tam bir ihtiyarla, serbest şerri işlemez. Bundandır: İslâm dini, fâsıkı hâin bilir, hem görür onu câni.

Şahidliği reddeder. Mürtedi de zehir bilir, hem de bir semm-i kâtil. Onun için idam eder, heder eder kanını.

Fakat zımmî ve muahidi, şartıyla ibkâ eder. Niyettir hayrı hayreder. Hem icra-yı adalet, din namına olmalı; tâ akıl ve kalb ve vicdanı,

Ruh ile de beraber, müteessir olsunlar, imtisal de etsinler. Yoksa yalnız kanun, nizam namına olsa; yalnız müteessir olur vehm-i insanî..

Hem vehm-alûd bir aklı, müteessir ediyor; vakta şerre meyletse, onun vehmi düşünür hükûmet cezasını, te'dibin kamçısını..

Yalnız ondan korkar, eğer tahakkuk etse, tahkikteki işkali, o vehmi teşci' eder. Yahut itab-ı nasdan utanır, çeker elini,

Şayet tebeyyün etse. Tebeyyün her vakit olmaz, ona teselli verir. Bu sır sebep olmuştur; içimizde adalet, kaybetmiş hürmetini.

Şer' namına olmayan, adalet çendan mahz ise, öyle namaza benzer; ya niyetsiz olur, ya kıblesiz oluyor, ya abdestsiz kılıyor o batıl namazını.

* * *


Mü'min Mü'mine Karşı Vazifesi: Büyüğe Hürmet, Küçüğe Merhamet, Müsâvîye Muhabbet Mürüvvettir

Tek bir cânî yüzünden, masumları muhtevî bir gemi batırılmaz. Onun gibi bir cânî vasıf ve fiilin yüzünden, çok evsaf-ı masume

Muhtevî bir mü'mine, adavet hiç edilmez. Lâsiyyema, sebeb-i muhabbet olan iman, tevhid ve İslâm gibi, evsaf-ı mükerreme,

Uhud Dağı gibidir. Adavetin sebebi olan hatalı şeyler, çakıl taşlar gibidir, o evsaf-ı mezmume.

 /  
710
Kitap Ekle