Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âsâr-ı Bediiye
Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
  • ÂSÂR-I BEDİİYYE
  • Nokta Risalesi@—
  • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
  • Rumûz@—
  • İşârât@—
  • Tulûât@—
  • Hutuvât-ı Sitte@—
  • Sünûhât@—
  • Deva-ül Ye’s@—
  • Muhâkemat@—
  • Münâzarat@—
  • Hutbe-i Şâmiye@—
  • Teşhis-ül İllet@—
  • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
  • Divan-ı Harb-i Örfî@—
  • Nutuklar@—
  • Makaleler Kısmı@—
  • Lemeât@—
  • Hakikat Çekirdekleri@—
  • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
  • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
  • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
  • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
  • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âsâr-ı Bediiye - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
Altıncısı:

وَلَمْ يَكُنْ

Bir tevhid-i câmi'dir. Ne zâtında nazîri, ne ef'alinde şeriki, ne sıfâtta şebîhi

لَمْ

lafzına nazargâh... Şu altı cümle manen birbirine netice, hem birbirinin bürhanı. Müselseldir berâhin, mürettebdir netaic şu surede karargâh...

Demek şu Sure-i İhlas'ta, kendi mikdar-ı kametinde müselsel hem müretteb otuz sure münderiç; bu bunlara sehergâh...

لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ

* * *


Ruhun Dört Havassına Dört Gayet-ül Gayât Var

Vicdana dört anasır, ruha da dört havastır: İrade ve Zihin ve His, Latife-i Rabbanî...

Şu dörtten herbirinin var bir gâyetül-gâyatı; iradenin gâyeti, ibadet-i Rahmânî...

Zihnin mârifetullah, hissin muhabbetullah, lâtifenin şuhuddur, bir ihsan-ı Sübhanî.

Ubudiyet-i mutlak, ibadet-i kâmile dördüne de câmi'dir, bunun ismi takvadır, bir tâbir-i Kur'ânî.

Şeriâtın esası şu dörtleri terbiye, tenmiye ve tehzîbdir... Hem gâyetül gâyâta saik ve hem mizanı.

* * *


لَا مُوءَثِّرَ فِى الْكَوْنِ اِلَّا اللّٰهُ

İcâd u halk-ı kevnde, vasıta sırf zahirî, ger vasıta hakikî olsaydı, hem hakiki bir tesir verilseydi;

Hem bir şuur-u küllî verilmek lâzım idi. Hem itkanın eseri, hem sanatın kemali muhtelif olacaktı.

Halbuki en âdîden en alî, en küçükten en büyüğe kadar hiçbir vakitte nazar fütûr, kusur görmedi.

 /  
710
Kitap Ekle