Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
İşte ey birader! Şu zatlar ile müşavere et! Sonra da müfettişlik sıfatıyla nefsini tecrid et, hayalat-ı muhitiye ve evham-ı zamaniyenin elbiselerini çıkart, çıplak ol! Bahr-ı bîkeran-ı zamana şu asrın sahilinden içine gir, tâ asr-ı saadet olan adaya çık! İşte herşeyden evvel senin nazarına çarpacak ve tecellî edecek şudur ki; vahîd ve nâsırı yok, saltanatı mefkud, tek bir şahıs; umum âleme karşı mübareze eder. Ve küre-i zeminden daha büyük bir hakikatı omuzuna almış. Ve bütün nev-i beşerin saadetini tekeffül eden bir Şeriatı; -ki o şeriat, fünûn-u hakikiye ve ulûm-u İlâhiyenin zübdesi olarak- isti'dad-ı beşerin nümüvvü derecesinde tevessu' edip iki âlemde semere vererek, ahvâl-i beşeri gûya bir meclis-i vahid, bir zaman-ı vahidin ehli gibi tanzim eden öyle bir adaleti te'sis eder ki; eğer o Şeriatın nevâmisinden sual edersen:
"Nereden geliyorsunuz? Ve nereye gideceksiniz?"
Sana şöyle cevap verecekler ki:
"Biz Kelâm-ı Ezelîden gelmişiz. Nev-i beşerin selâmeti için ebedin yolunda refakat için ebede gideceğiz. Şu dünya-yı fâniyeyi kestikten sonra, bizim sûrî olan irtibatımız kesilir ise de, daima mâneviyatımız beşerin rehberi ve gıda-yı rûhanîsidir.
ŞERİATIN FERDE, NEV'E, MEDENİYETE KARŞI BİRKAÇ NÜKTESİ
Birinci Nükte:
Vicdanın anasır-ı erbaası ve ruhun dört havassı olan "İrade, Zihin, His, Latife-i Rabbâniye": Herbirinin bir gayat-ül gayatı var.
- İradenin ibadetullahtır.
- Zihnin mârifetullahtır.
- Hissin muhabbetullahtır.
- Latifenin müşahedatullahtır.
İbadet-i kâmile dördünü tazammun eder. Şeriat şunların i'tidal ve muvazenetlerini muhafaza ve gayat-ul gâyatına sevkettiği gibi, nefsin fıtraten serbest bırakılmış olan kuva-ı selâsesini ifrat ve tefritten kurtarıp hikmet, iffet, şecaâtı tazammun eden adalet noktasına sevkeder.
İkinci Nükte:
Ümmet, şeriata temessükü nisbetinde terakki ve tesahülü nispetinde tedennisi hakâik-i tarihiyedendir.
"Nereden geliyorsunuz? Ve nereye gideceksiniz?"
Sana şöyle cevap verecekler ki:
"Biz Kelâm-ı Ezelîden gelmişiz. Nev-i beşerin selâmeti için ebedin yolunda refakat için ebede gideceğiz. Şu dünya-yı fâniyeyi kestikten sonra, bizim sûrî olan irtibatımız kesilir ise de, daima mâneviyatımız beşerin rehberi ve gıda-yı rûhanîsidir.
ŞERİATIN FERDE, NEV'E, MEDENİYETE KARŞI BİRKAÇ NÜKTESİ
Birinci Nükte:
Vicdanın anasır-ı erbaası ve ruhun dört havassı olan "İrade, Zihin, His, Latife-i Rabbâniye": Herbirinin bir gayat-ül gayatı var.
- İradenin ibadetullahtır.
- Zihnin mârifetullahtır.
- Hissin muhabbetullahtır.
- Latifenin müşahedatullahtır.
İbadet-i kâmile dördünü tazammun eder. Şeriat şunların i'tidal ve muvazenetlerini muhafaza ve gayat-ul gâyatına sevkettiği gibi, nefsin fıtraten serbest bırakılmış olan kuva-ı selâsesini ifrat ve tefritten kurtarıp hikmet, iffet, şecaâtı tazammun eden adalet noktasına sevkeder.
İkinci Nükte:
Ümmet, şeriata temessükü nisbetinde terakki ve tesahülü nispetinde tedennisi hakâik-i tarihiyedendir.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi