Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Radyumvari o madde-i Kur'ânî ışığıyla sezmiştim. İşte, gözüne aydın! Ziyadar âleme çıktık, bak şu zemin-i pür-nâzı.

    Bu feza-yı latif, şirin. Yahu başını kaldır bak semavata ser çekmiş, bulutları da yırtmış, aşağıda bırakmış. Davet ediyor bizi.

    Şu şecere-i tûbâ, meğer o Kur'ân imiş. Dalları her tarafa uzanmış. Tedelli eden bu dala biz de asılmalıyız, oraya alsın bizi.

    O şecere-i semavî; bir timsali zeminde olmuş şer'-i enveri. Demek zahmet çekmeden o yol ile çıkardık bu âlem-i ziyaya, sıkmadan zahmet bizi.

    Madem yanlış etmişiz; eski yere döneriz, doğru yolu buluruz. Bak, üçüncü yolumuz; şu dağlar üstünde durmuş olan şehbazi.

    Hem de bütün cihana okuyor bir ezanı. Bak müezzin-i a'zama, Muhammed-ül Hâşimî (A.M.) davet eder insanı, âlem-i nur, envere. İlzam eder niyaz ile namazı.

    Bulutları da yırtmış, bak bu hüda dağlarına; semavata ser çekmiş, bak şeriat cibaline, nasıl müzeyyen etmiş zeminimizin yüzü gözü.

    İşte çıkmalıyız buradan himmet tayyaresiyle. Ziya, nesim orada, nur u cemal orada. İşte buradadır Uhud-u Tevhid, o cebel-i azizi.

    İşte şuradadır Cûdi-i İslâmiyet, o cebel-i selâmet. İşte Cebel-ül Kamer olan Kur'ân-ı Ezher, zülâl-i Nil akıyor o muhteşem menba'dan. İç o âb-ı lezizi!..

    فَتَبَارَكَ اَللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِق۪ينَ

    وَ اٰخِرُ دَعْوٰينَا اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

    Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir! Evvelki iki yolun mağdub ve dâllîn yolu; hatarları pek çoktur, kıştır daim güz yazı...

    Yüzde biri kurtulur; Eflatun, Sokrat gibi. Üçüncü yol; sehildir, hem karib u müstakimdir. Zaîf, kavî müsâvî, herkes o yoldan gider. En rahatı budur ki: Şehid olmak ya gazi.

    İşte neticeye gireriz. Evet deha-yı fennî, evvelki iki yoldur, ona meslek ve mezheb. Fakat hüda-yı Kur'ânî, üçüncü yoldur; onun sırat-ı müstakimi îsal eder o bizi.


     /  
    710
    Kitap Ekle