Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Adem-i delil, delildir şu adem-i kabule, lâkin kabul-ü adem hem reddir hem inkârdır.
Aksine isbat ister. Menfi isbat edilmez butlan-ı zâtisiyle, ger müntefi olmazsa... Ger adem-i delilse, câiz adem-i kabuldür.
Ger delil-i ademse, olur kabul-ü adem birbiriyle mültebis. Hükümleri ayrıdır, bir şektir, bir inkârdır. İnkâra hakkın yoktur.
Bâzan matlûb vahiddir, delaili kesirdir; biri hatta onu da şüpheyle reddedilse, yine matlûb reddolmaz.
Bazen netice-i hak, delili batıl olur, zihinde onunla durur. Madem netice haktır delile ilişilmez.
* * *
Sevad-ı Âzama İttiba Etmeli
Ey tâlib-i selâmet! Hadis etmiş işaret: Sevad-ı azama et, tebaiyyet, refakat. Emevîlik lakayddı kazandı en nihayet
Ekseriyet-i ümmet; dayandı ehl-i sünnet, oldu ehl-i cemaat. Alevîlikte vardı azîmet ve salâbet.
Ekalliyette kalan bir kısmı en nihayet rafiziliğe dayandı. İşte bir cay-ı dikkat...
* * *
Hakkı Bulduktan Sonra Ehak İçin İhtilafı Çıkarma
Ey talib-i hakikat! Madem hakta ittifak, ehakta ihtilaftır. Bâzan hak, ehaktan ehaktır. Hem de olur hasen, ahsenden ahsen.
* * *
İslâmiyet, Selm ve Müsalemettir; Dâhilde Niza' ve Husumet İstemez
Ey Âlem-i İslâmî! Hayatın ittihadda. Ger ittihad istersen, düsturun bu olmalı:
"Hüvel Hakku" yerine, "Hüve Hakkun" olmalı. "Hüvel Hasen" yerine, "Hüvel Ahsen" olmalı...
Her müslim kendi meslek, mezhebine demeli: "İşte bu haktır, başkasına ilişmem. Başkaları güzelse, benim en güzelidir."
Dememeli: "Budur hak, başkaları battaldır." Ya "Yalnız benimkidir güzeli; başkaları yanlıştır, hem çirkindir."
Aksine isbat ister. Menfi isbat edilmez butlan-ı zâtisiyle, ger müntefi olmazsa... Ger adem-i delilse, câiz adem-i kabuldür.
Ger delil-i ademse, olur kabul-ü adem birbiriyle mültebis. Hükümleri ayrıdır, bir şektir, bir inkârdır. İnkâra hakkın yoktur.
Bâzan matlûb vahiddir, delaili kesirdir; biri hatta onu da şüpheyle reddedilse, yine matlûb reddolmaz.
Bazen netice-i hak, delili batıl olur, zihinde onunla durur. Madem netice haktır delile ilişilmez.
Sevad-ı Âzama İttiba Etmeli
Ey tâlib-i selâmet! Hadis etmiş işaret: Sevad-ı azama et, tebaiyyet, refakat. Emevîlik lakayddı kazandı en nihayet
Ekseriyet-i ümmet; dayandı ehl-i sünnet, oldu ehl-i cemaat. Alevîlikte vardı azîmet ve salâbet.
Ekalliyette kalan bir kısmı en nihayet rafiziliğe dayandı. İşte bir cay-ı dikkat...
Hakkı Bulduktan Sonra Ehak İçin İhtilafı Çıkarma
Ey talib-i hakikat! Madem hakta ittifak, ehakta ihtilaftır. Bâzan hak, ehaktan ehaktır. Hem de olur hasen, ahsenden ahsen.
İslâmiyet, Selm ve Müsalemettir; Dâhilde Niza' ve Husumet İstemez
Ey Âlem-i İslâmî! Hayatın ittihadda. Ger ittihad istersen, düsturun bu olmalı:
"Hüvel Hakku" yerine, "Hüve Hakkun" olmalı. "Hüvel Hasen" yerine, "Hüvel Ahsen" olmalı...
Her müslim kendi meslek, mezhebine demeli: "İşte bu haktır, başkasına ilişmem. Başkaları güzelse, benim en güzelidir."
Dememeli: "Budur hak, başkaları battaldır." Ya "Yalnız benimkidir güzeli; başkaları yanlıştır, hem çirkindir."
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi