Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Biri müsbet ve ihtiyarî, biri menfî ızdırarî. Bütün âlam ve mesaib, a'mal-i sâlihadır; lâkin menfîdir, ızdırarî. Hadîs teselli verdi.

    Bu millet-i günahkâr kanıyla abdest aldı. Fiilî bir tövbe etti. Mükâfat-ı âcili; şu milletin humsu dört milyonu çıkardı

    Derece-i velayet, mertebe-i şehâdetle gazilik verdi, günahı sildi. Bu meclis-i misalî, bu sözü tahsin etti.

    Ben de birden uyandım, belki yakaza ile yeni yattım. Bence yakaza rü'yadır, rü'ya bir nevi yakazadır. Orada asrın vekili, burada Said-i Kürdî...

    * * *


    Paslanmış Hüda Yine Elmastır

    Hüda-yı İslâmiyet paslanmıştı, heva ile deha-yı medeniyet cilalanmış hevesle... Çendan paslanmış olsa bir elmas-ı bî hemta,

    bir cam-ı mücellaya müreccahtır daima. O elmasa nakış olmuş olan hatt-ı semavî, maddîlerin gözleri görmez o nakş-ı yekta.

    Hem de onu okumaz. Maddiler her bir şeyi madde içinde arar. Böylelerin akılları gözlerinde yerleşir.

    Akılları körleşir, mâneviyatı görmez, mânada göz kör olur.

    * * *


    Cehil, Mecazı Eline Alsa Hakikat Yapar

    İlmin elinden eğer cehlin eline düşse mecaz, eder inkılab hakikata, hem açar hurafata kapılar.

    Küçüklüğümde gördüm ki hasf olmuştu Kamer. Sordum ben vâlidemden. Dedi: "Yılan yutmuştur." Dedim: "Neden görünür?"

    Dedi: "Orada yılanlar böyle nim-şeffaf olur." İşte böyle bir mecaz hakikat zannedilmiş; medar-ı Şems ve Kamer

    Tekatu' noktaları olan re's ve zenebde arz'ın hayluletiyle bir emr-i İlahiyle münhasif olur Kamer.

    İki kavs-i mevhume tinnineyn yâdedilmiş, hayalî bir teşbih ile isim, müsemma olmuş. Tinnin ise yılandır.


     /  
    710
    Kitap Ekle