Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    teşkili, hem de düvel-i râsihaya def'î gibi galebe etmesi, mâneviyat ve ahvalde cârî olan âdâtın hârıkıdır.

    Üçüncüsü:

    Tahakküm-ü zâhirî, kahr ve cebir ile mümkündür. Fakat efkâre galebe etmek, hem de ervaha tahabbüb ve tebayi'a tasallut, hem de hâkimiyetini vicdanlar üzerine daima muhafaza etmek, hakikatın hassa-i fârikasıdır. Bu hassayı bilmez isen, hakikatten bîgânesin.

    Dördüncüsü:

    Hakikatsız terğib veya terhib hilesiyle, yalnız sathî bir te'sir ve akla karşı sedd-i turuk edilir, hükmü devam edemez. Ruha nüfuz edemez. Şu halde a'mak-ı kulûbe nüfuz ve erakk-ı hissiyatı tehyic ve şükûfe-misal olan isti'dadâtı inkişaf ettirmek ve kâmine ve naime olan seciyeleri îkaz ve tenbih ve cevher-i insaniyeti feverana getirmek ve kıymet-i natıkıyeti izhar etmek, şua-ı hakikatın hassasıdır.

    Evet, kasavet-i mücessemenin misal-i müşahhası olan "Ved-i benat"

    {(*) Kızını diri olarak defnetmek. -Müellif-}

    gibi umurlardan kalblerini taskil; ve rikkat ve letafetin lem'ası olan hayvanata merhamet; hatta karıncaya şefkat gibi umur ile tezyin etmesi öyle bir inkılâb-ı azîmdir, hususan öyle akvam-ı bedevîde -ki hiçbir kanun-u tabiiyyeye tevfik olmadığından- harikulâde olduğu musaddak-gerde-i erbab-ı basirettir.

    İslâmiyetinden bir saat evvel Ömer, İslâmiyetinden sonra Ömer ile müvazene edilse; bir hurma çekirdeği, bir meyvedar hurma ağacı nisbeti nazara çarpar.

    Vahşî bir bedevî sahradan gelir, kelime-i şehâdetten sonra sohbet-i nebeviyyenin iksiriyle birdenbire başkalaşır. Kendi kendine benzemez. Başka kavme gider, muallim-i hikmet olurdu.

    Beşincisi: Noktayı dinle!

    İşte tarih-i âlem şehâdet eder ki; dâhî odur: Umumda bir veya iki hissin ve seciyenin ve isti'dadın inkişafına ve ikazına ve feverana getirmesine muvaffak olsun. Zîrâ öyle bir hiss-i nâim ikaz edilmezse, sa'y hebâen gider ve muvakkat olur.

    İşte en büyük dâhî, ancak âmmede bir veya iki hiss-i umumînin îkâzına muvaffak olabilmiştir. Ezcümle: Hiss-i hürriyet ve seciye-i hamiyet ve fikr-i milliyet ve muhabbet-i vataniye ve uhuvvet-i insaniye gibi...

     /  
    710
    Kitap Ekle