Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    İFADE-İ MERAM

    Ey kâri'! Peşinen bunu itiraf ederim ki: San'at-ı hat ve nazımda isti'dadımdan çok müştekiyim. Hattâ şimdi ismimi de düzgün yazamıyorum. Nazm u vezin ise; ömrümde bir fıkra yapamamıştım. Birdenbire zihnime, nazma musırrane bir arzu geldi.

    Sahabelerin gazevatına dair Kürtçe

    قَوْلِ نَوَالَاس۪يسَبَانْ

    namında bir destan vardı. Onun ilahî tarzındaki tabiî nazmına ruhum hoşlanıyordu. Ben de kendime mahsus onun tarz-ı nazmını ihtiyar ettim. Nazma benzer bir nesir yazdım. Fakat vezin için kat'iyyen tekellüf yapmadım. İsteyen adam, nazmı hatıra getirmeden zahmetsiz, nesren okuyabilir. Hem nesren olarak bakmalı, tâ mâna anlaşılsın. Her kıt'ada ittisal-i mânâ vardır. Kafiyede tevakkuf edilmesin. Külâh püskülsüz olur, vezin de kafiyesiz olur, nazım da kaidesiz olur. Zannımca lafz ve nazım, san'atça cazibedar olsa, nazarı kendiyle meşgul eder. Nazarı mânadan çevirmemek için perişan olması daha iyidir.

    Şu eserimde üstadım, Kur'ân'dır. Kitabım, hayattır. Muhatabım, yine benim. Sen ise ey kâri! Müstemi'sin. Müstemi'in tenkide hakkı yoktur; beğendiğini alır, beğenmediğine ilişmez. Şu eserim, bu mübarek Ramazanın feyzi

    {* Hattâ tarihi

    نَجْمُ اَدَبٍ وُلِدَلِ هِلَالَيْ رَمَضَانَ

    çıkmış. -Müellif-}


    olduğundan, ümid ederim ki; inşâallah din kardeşimin kalbine tesir eder de, lisanı bana bir dua-i mağfiret bahşeder veya bir Fatiha okur.

    EDDAÎ

    {** Bu kıt'a, onun imzasıdır. -Müellif-}

    Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde,

    Said'den yetmiş dokuz emvat bâ-âsâm u âlâma.

    Sekseninci olmuştur, mezara bir mezar taş,

    Beraber ağlıyor hüsran-ı İslâm'a.

    Mezar taşımla pür-emvat enindar o mezarımla,

    Revanem saha-i ukba-yı ferdâma.

    Yakînim var ki: İstikbal-i semavat ü zemin-i Asya

    Bâhem olur teslim, yed-i beyza-yı İslâm'a.

    Zira yemin yümn-i imandır,

    Verir emni, eman ile enama...

     /  
    710
    Kitap Ekle