Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âsâr-ı Bediiye
Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
  • ÂSÂR-I BEDİİYYE
  • Nokta Risalesi@—
  • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
  • Rumûz@—
  • İşârât@—
  • Tulûât@—
  • Hutuvât-ı Sitte@—
  • Sünûhât@—
  • Deva-ül Ye’s@—
  • Muhâkemat@—
  • Münâzarat@—
  • Hutbe-i Şâmiye@—
  • Teşhis-ül İllet@—
  • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
  • Divan-ı Harb-i Örfî@—
  • Nutuklar@—
  • Makaleler Kısmı@—
  • Lemeât@—
  • Hakikat Çekirdekleri@—
  • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
  • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
  • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
  • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
  • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âsâr-ı Bediiye - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
ÜÇÜNCÜ ŞUA

ZAMAN-I MÂZİYE MÜRACAAT

Yâni, sahife-i ûla zaman-ı mâzidir. İşte şu sahifede dört nükteyi nazar-ı dikkate almak lâzımdır.

Birincisi:

Bir fende veyahut kasasda, bir adam esaslarını ve ruh ve ukdelerini ahzederek müddeasını ona bina ederse, o fende hazakat ve meharetini gösterir.

İkincisi:

Ey birader! Eğer tabiat-ı beşere ârif isen bak; küçük bir haysiyetle, küçük bir davada, küçük bir kavimde, küçük bir hilafın sühulet ve serbestiyetle irtikab olunmadığına nazar edersen; gayet büyük bir haysiyetle, nihayet cesim bir davada, hasra gelmeyen bir kavimde, hadsiz bir inada karşı, her cihetten ümmiliğiyle beraber, hiçbir cihetiyle akıl müstakil olmayan meselelerde; tam serbestiyetle, bilâperva ve kemâl-i vüsûk ile alâ ruûs-il eşhad zikr ve naklinden güneş gibi sıdk tulu' edeceğini göreceksin.

Üçüncüsü:

Bedevîlere nisbeten çok ulûm-u nazariye vardır; medenilere nisbeten lisan-ı âdât ve ef'âlin telkinatıyla ulûm-u mütearife hükmüne geçmişlerdir.

Bu nükteye binaen; bedevîlerin hallerini muhakeme için kendini o bâdiyede farzetmen gerektir.

Dördüncüsü:

Bir ümmî, ulema meyanında mütedavil bir fende beyan-ı fikir ederse, ittifakî noktalarda muvafık olarak ve muhtelefun fiha olan noktalarda muhalefet edip müsahhihane olan sözü, O'nun tefevvuku, kesbî olmadığını isbat eder.

Şu nüktelere binaen deriz ki: Resûl-u Ekremin (A.M.) malûm olan ümmiyetiyle beraber, gûya gayr-ı mukayyed olan ruh-u cevvale ile tayy-ı zaman ederek, mâzînin a'mak-ı hafasına girerek hâzır ve bizzat görmüş ve görüyor gibi, Enbiya-yı Sâlifenin ahvallerini ve esrarlarını teşrih etmesiyle; bütün enzar-ı âleme karşı öyle bir dava-yı azîmede -ki bütün ezkiya-yı âlemin nazarlarını dikkate celbederbilâperva ve nihayet vüsûk ile müddeasına mukaddeme olarak o esrar ve ahvalin uked-i hayatiyeleri hükmünde olan esaslarını zikretmek ile beraber, Kütüb-ü Salifenin ittifak noktalarında musaddık ve ihtilaf noktalarında musahhih


 /  
710
Kitap Ekle