Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
VEHİM: Volkan'a nedir bu kadar münasebet?.. İttihad-ı Muhammedî bununla ne hizmet görecek?..
İrşâd: Din nasihattan ibarettir. Nasihatta tesir lâzım... Te'sir de hamiyet-i İslâmiyenin heyecanı ve vicdanların ihtisasına vâbestedir. Biz de câzibedar olan unvan-ı İttihad-ı Muhammedî (A.S.M.) ile herkesin vicdanına karşı bir pencere açıyoruz. Volkan gibi ceraid-i diniye ile nesayih-i diniyeyi o mütehassis ve müteheyyic vicdanlara yağdırmak istiyoruz. Bu teşebbüsata mani' olanlara deriz ki: Şems ve Kamerin ziya ve nurundan tevellüd eden bâzı mazarrat-ı cüz'iyye için tulu'larına muhalefete kalkışan mecnunlar gibi; Şeriat-ı Garra ve ma'kesi olan ittihad-ı Muhahmmedî bazı cüz'î ağrazların karışmasıyla tecellîlerine mani' oluyorsunuz. Bir mazarrat-ı cüz'î için menfaât-ı umumiye-i âlem ihmal olunmaz.
VEHİM: Sen imzanı Bediüzzaman yazıyorsun. Lakab medhi îma eder?..
İrşâd: Medih için değildir. Kusurlarımın sened-i özrünü bu unvan ile ibraz ediyorum. Zîra "Bedi" garib demektir. Benim ahlâkım sûretim gibi, üslûb-u beyanım elbisem gibi garibdir, muhâliftir. Görenekle revacda olan muhakemât ve esâlibi, üslûb ve muhakemâtıma mikyas ve mehenk-i itibar yapmamağa bu ünvanın lisan-ı hâliyle ricâ ediyorum. Hem de murad-i "Bedi", acib demektir.
اِلَىَّ لَعَمْر۪ى قَصْدُ كُلِّ عَج۪يبَةٍ ٭ كَاَنّ۪ى عَج۪يبٌ ف۪ى عُيُونِ الْعَجَٓائِبِ
ye mâsadak oldum.
Bir Misali: Bir senedir İstanbul'a geldim. Yüz senenin inkılâbâtını gördüm.
وَالسَّلَامَةُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهِدَايَةَ
Cemî-i mü'minlerin lisanıyla, insanların adedi kadar deriz:
Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (A.S.M.)
* * *
İrşâd: Din nasihattan ibarettir. Nasihatta tesir lâzım... Te'sir de hamiyet-i İslâmiyenin heyecanı ve vicdanların ihtisasına vâbestedir. Biz de câzibedar olan unvan-ı İttihad-ı Muhammedî (A.S.M.) ile herkesin vicdanına karşı bir pencere açıyoruz. Volkan gibi ceraid-i diniye ile nesayih-i diniyeyi o mütehassis ve müteheyyic vicdanlara yağdırmak istiyoruz. Bu teşebbüsata mani' olanlara deriz ki: Şems ve Kamerin ziya ve nurundan tevellüd eden bâzı mazarrat-ı cüz'iyye için tulu'larına muhalefete kalkışan mecnunlar gibi; Şeriat-ı Garra ve ma'kesi olan ittihad-ı Muhahmmedî bazı cüz'î ağrazların karışmasıyla tecellîlerine mani' oluyorsunuz. Bir mazarrat-ı cüz'î için menfaât-ı umumiye-i âlem ihmal olunmaz.
VEHİM: Sen imzanı Bediüzzaman yazıyorsun. Lakab medhi îma eder?..
İrşâd: Medih için değildir. Kusurlarımın sened-i özrünü bu unvan ile ibraz ediyorum. Zîra "Bedi" garib demektir. Benim ahlâkım sûretim gibi, üslûb-u beyanım elbisem gibi garibdir, muhâliftir. Görenekle revacda olan muhakemât ve esâlibi, üslûb ve muhakemâtıma mikyas ve mehenk-i itibar yapmamağa bu ünvanın lisan-ı hâliyle ricâ ediyorum. Hem de murad-i "Bedi", acib demektir.
اِلَىَّ لَعَمْر۪ى قَصْدُ كُلِّ عَج۪يبَةٍ ٭ كَاَنّ۪ى عَج۪يبٌ ف۪ى عُيُونِ الْعَجَٓائِبِ
ye mâsadak oldum.
Bir Misali: Bir senedir İstanbul'a geldim. Yüz senenin inkılâbâtını gördüm.
وَالسَّلَامَةُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهِدَايَةَ
Cemî-i mü'minlerin lisanıyla, insanların adedi kadar deriz:
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi