Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    ederler. Hem de hayat ve mayeleri makamında olan sıdk ve hakkiyyeti tazammun ettiklerinden, şu'le-i cevvale gibi nübüvveti lemean ediyor.

    Hazret-i Âişe demiş:

    خُلُقُهُ الْقُرْاٰنُ

    Kur'ân demiş:

    وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ

    Düşmana da şamil bir tevatür ve icma' ile sabittir ki, bütün ahlâk-ı hamidenin en ekmeline maliktir.

    Ey birader! Görüyorsun ki; bir adam yalnız şecaatla meşhur olursa, o şöhret, ona verdiği haysiyeti ihlal etmemek için kolaylıkla yalana tenezzül etmez. Nerede kaldı ki, cemî'-i ahlâk-ı âliye birden tecemmu' ede. Evet mecmu'da bir hüküm bulunur, ferdde bulunmaz.

    Netice:

    Tarih ve siyer ve âsar nokta-i nazarında dikkat olunursa; Muhammed Aleyhisselam dört yaşından kırk yaşına kadar, lasiyyema hararet-i gariziyenin şiddet-i iltihabı zamanında kemâl-i istikametle; ve kemâl-i metanetle; ve tamam-ı ıttırad-ı ahval ile ve müsâvât ve muvazenet-i etvar ile; ve nihayet iffet ile; ve hiçbir hileyi îma etmemekle beraber yaşadığını

    {(*) Hile, mestûriyetini öyle ehl-i inada karşı muhafaza edemez. -Müellif-}

    nazara alınırsa, sonra istimrar-ı ahlâkın zamanı olan kırk seneden sonra o inkılâb-ı âzim nazara alınırsa; Hak'tan geldiğini ve hakikat olduğunu tasdik etmez ise, nefsine levm etsin. Zîrâ zihninde bir sofestaî gizlenmiş olacaktır.

    Hem de en hatarlı makamlarda (Gârda gibi

    {(**)

    لا تخف ان اللّٰه معنا

    demiş.}


    ) tarik-i halası mefkud iken; ve hayt-ül emel bihasbel-âdet kesilir iken; gayet metanet ve kemâl-i vüsûk ve nihayet itmi'nan ile olan hareket ve hal ve tavrı, nübüvvet ve ciddiyetine şahid-i kâfidir. Ve hak ile temessük ettiğine delildir.

    * * *


     /  
    710
    Kitap Ekle