Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
SUAL: Böyle nazik bir zamanda hissiyat-ı diniyeyi heyecana getirmekle, teskin ve ta'dili güç olur?!
Elcevab:
Dinde hükümferma olan hak ve adalet, hissiyatı ta'dil ve tahdid eder. Sair hissiyata kıyas olunmaz. Hem de bu heyecanın hararetiyle imtizac-ı kimyevî-i anâsır gibi, bize lâzım olan "ziya-yı maarif" hararetli kuvvet ve şevki tevlid edecektir. Hem de terakkiyat ve medeniyete lâzım olan hissiyat-ı ulviyede en bedevî adam, en münevvür-ül fikir gibi İslâmiyet namıyla tarik-i terakkide şevk-i vicdanî ile sevk edecektir. Hem de bu sada-yı dinî bu merkez-i hilâfetten sudûr etmekle, etrafa aks-endaz olmaz ise, istibdad her unsurda merkezden iftirak meylini ekdiğin-den; bu meyilden istifade ederek, bazı sahib-i zuhûr mütemehhidlik veya müceddidlik namıyla başka taraflarda bu sadâyı çıkaracak ve bu devlet-i İslâmiyeyi tefrikaya düşürecek ve bu ism-i mübareki de tenzîl ve tahdîd edecektir.. Hem de intizam-ı idareye şiddet-i ihtiyacımızdan yüz derece veya daha ziyade tehzib-i ahlâka muhtacız. Bu da iksir-i diyanetledir.
Zira, umum enbiyanın memâlik-i Osmaniyeden zuhûru, kazâ ve kader-i İlâhînin bir işâreti ve remzidir ki; bu memleket insanlarının tekemmülatı ve tehzib-i ahlâkı, hiss-i dinin mayesiyle olacaktır. Hem de Şeriatla münasebet-i vehmîden başka irtibatı olmayan istibdad, o kadar zamanda o derece dahil ve haric mühacemata karşı kendini muhafaza ettiğinden, şimdi Şeriâtın has abd-i memlûkü ve münasebet-ı hakikî ile merbut olan Meşrutiyet-i meşruâ bu kuvvet-i azîme-i şeriyeye isnad ve istimdad etmek zarurîdir.
SUAL: Eğer Cemiyyet-i Muhammediye siyasete karışırsa hükümetin ruhu olan itaât muhtel olur?
Elcevab:
Evvela: Cemiyyetin hedef-i maksadı siyaset değil.. Zîrâ ekser-i mebusân, ulema ve müttaki olduklarından, siyaset ciheti onlara muhavveldir.
Saniyen:
Hükûmet hükûmet-i İslâmiye olduğundan, İttihad-ı Muhammedî'nin kanunnamesi olan evâmir ve nevâhi-i şeriyeyi takib etmesi zarurîdir. Şayet etmezlerse îkaz edilecektir. Lâkin tağallüb ve kuvvet ile icbar değildir... İhtar ediyorum ki; İttihad-ı Muhammedî dediğimiz cemiyyet, bazı zevattan ibaret bir cemiyyet değildir ki; o efradın teferrukuyla veya su-i istimaliyle leke gelsin. Zîrâ, Şemsin küçük bir misaline ma'kes olan bir cam parçası kırılsa; veyahud göz yummakla nehar leyle tahvil edilse, bütün âyinelerde mütecellî olan zîya-yı şems mürtefi
Elcevab:
Dinde hükümferma olan hak ve adalet, hissiyatı ta'dil ve tahdid eder. Sair hissiyata kıyas olunmaz. Hem de bu heyecanın hararetiyle imtizac-ı kimyevî-i anâsır gibi, bize lâzım olan "ziya-yı maarif" hararetli kuvvet ve şevki tevlid edecektir. Hem de terakkiyat ve medeniyete lâzım olan hissiyat-ı ulviyede en bedevî adam, en münevvür-ül fikir gibi İslâmiyet namıyla tarik-i terakkide şevk-i vicdanî ile sevk edecektir. Hem de bu sada-yı dinî bu merkez-i hilâfetten sudûr etmekle, etrafa aks-endaz olmaz ise, istibdad her unsurda merkezden iftirak meylini ekdiğin-den; bu meyilden istifade ederek, bazı sahib-i zuhûr mütemehhidlik veya müceddidlik namıyla başka taraflarda bu sadâyı çıkaracak ve bu devlet-i İslâmiyeyi tefrikaya düşürecek ve bu ism-i mübareki de tenzîl ve tahdîd edecektir.. Hem de intizam-ı idareye şiddet-i ihtiyacımızdan yüz derece veya daha ziyade tehzib-i ahlâka muhtacız. Bu da iksir-i diyanetledir.
Zira, umum enbiyanın memâlik-i Osmaniyeden zuhûru, kazâ ve kader-i İlâhînin bir işâreti ve remzidir ki; bu memleket insanlarının tekemmülatı ve tehzib-i ahlâkı, hiss-i dinin mayesiyle olacaktır. Hem de Şeriatla münasebet-i vehmîden başka irtibatı olmayan istibdad, o kadar zamanda o derece dahil ve haric mühacemata karşı kendini muhafaza ettiğinden, şimdi Şeriâtın has abd-i memlûkü ve münasebet-ı hakikî ile merbut olan Meşrutiyet-i meşruâ bu kuvvet-i azîme-i şeriyeye isnad ve istimdad etmek zarurîdir.
SUAL: Eğer Cemiyyet-i Muhammediye siyasete karışırsa hükümetin ruhu olan itaât muhtel olur?
Elcevab:
Evvela: Cemiyyetin hedef-i maksadı siyaset değil.. Zîrâ ekser-i mebusân, ulema ve müttaki olduklarından, siyaset ciheti onlara muhavveldir.
Saniyen:
Hükûmet hükûmet-i İslâmiye olduğundan, İttihad-ı Muhammedî'nin kanunnamesi olan evâmir ve nevâhi-i şeriyeyi takib etmesi zarurîdir. Şayet etmezlerse îkaz edilecektir. Lâkin tağallüb ve kuvvet ile icbar değildir... İhtar ediyorum ki; İttihad-ı Muhammedî dediğimiz cemiyyet, bazı zevattan ibaret bir cemiyyet değildir ki; o efradın teferrukuyla veya su-i istimaliyle leke gelsin. Zîrâ, Şemsin küçük bir misaline ma'kes olan bir cam parçası kırılsa; veyahud göz yummakla nehar leyle tahvil edilse, bütün âyinelerde mütecellî olan zîya-yı şems mürtefi
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi