Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    gibi, İttihad-ı Muhammedî de Volkan idaresinde veya İstanbulda sıkışıp kalmayacaktır. Belki şimdiki kuvveden fiile çıkmış bir parça İttihad-ı Muhammedî kar'ul asâ gibi ikâzdan ibârettir. Hem de o derece uzun ve müteselsil ve merâkiz-i İslâmiyeyi birbirine rabt eden silsile-i nuranîyi ihtizâza getirmekle, onunla merbut umum mü'minleri İ'la-i Kelimetul-lahın bu zamanda en büyük vasıtası olan maddeten ve manen terakkiyata bir şevk ve emr-i vicdanî ile sevk etmektir. Zîrâ istibdad ve tahakkümden tahallüs, hahiş ve şevk-i vicdanî ile sevk olur. Halbuki binde bir tane münevver-ül fikirdir, vicdanen mütehassis oluyor. Hiss-i din olsa, ehass-ı havas ve en âmî hiss-i din ile mütesâviyen tarik-ı terakkide münevver-ül fikir gibidirler. Hem de tenvir-i fikre sebeb olan mârifet-i amm veya medeniyet-i tamm bizde olmadığı için, nur-un nur olan din-i İslâmı menâr etmeliyiz, tâ aheng-i terakkî muhtell olmasın.

    DÖRDÜNCÜ VEHİM

    İçimizdeki gayr-ı müslimler ürkecekler veya bahane tutacaklar?

    Elcevab:

    Bahane tutmak çocukluktur veya hainliktir. Ürkmek ise, cehalet veya tecâhüldür. Zîrâ gayr-ı müslimler kurun-u vustada vahşî oldukları zamanlarda ferman-ı

    لَٓا اِكْرَاهَ

    ile, bu kadar edyan ve akvam-ı muhtelife medeniyyet-i İslâmiyede masûn kaldıklarından, İslâmiyetin uluvv-u cenabı ve gayr-i müslimlerin tevehhüm ettikleri mahzurun ademi güneş gibi tezahür ediyor. Hem de gayr-ı müslimlerin selameti, vatanın saadeti iledir. Ve meşrutiyetin devamı, ruhu, nokta-i istinadı ve mürşidi, Şeriat ve milliyetimiz olan İslâmiyyet olduğundan; gayr-ı müslimler bu ittihaddan ürkmek değil, takdis ve ünsiyet etmek lâzımdır.

    BEŞİNCİ VEHİM

    Ecnebilerin bundan tevahhuş etmek ihtimali var?

    Elcevab:

    Bu ihtimale ihtimal verenler mütevahhiştir. Zîrâ merkez-i taassublarında İslâmiyet'in ulviyetine dair konferanslarla

    {(*) Bismark ve Mister Karlayl gibilerin malûm beyanatlarına işaret eder. -Müellif-}

    takdis etmeleri bu ihtimali reddeder. Hem de düşmanlarımız onlar değil; asıl bizi bu kadar düşüren i'lâ-yı Kelimetullah'a mani olan cehalet ve neticesi olan muhalefet-i

     /  
    710
    Kitap Ekle