Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
zulüm ve garaz olmaz mı? Hem de tebrie ve tahliye ile masumiyetleri tebeyyün eden ekser mahbusînin, belki yüzde sekseni masum iken; acaba ekseriyet nokta-i nazarında bu hâl hüküm-ferma olsa, garaz ve fikr-i intikam olmaz mı? Divan-ı Harb'e diyeceğim yok!.. İhbar edenler düşünsünler.
Sekizinci Sual:
Bir fırka kendine bir imtiyaz taksa, herkesin en hassas nikat-i asabiyesine daima dokundura dokundura, zorla herkesi meşrutiyete muhalif gibi gösterse; ve herkes de onlar kendilerine taktığı ism-i meşrutiyet altında olan manâ-yı istibdada ilişse, acaba kabahat kimdedir?
Dokuzuncu Sual:
Acaba bahçıvan bir bahçenin kapısını açsa, herkese ibaha etse, sonra da zayiat vuku bulsa, kabahat kimdedir?
Onuncu Sual:
Hürriyet-i kelâm ve fikir verilse, sonra da muahaze olunsa; acaba bîçare milleti ateşe atmak için bir plân olmaz mı? Böyle olmasa idi, başka bahaneyle mevki-i tatbike konulacağı hayale gelmez mi?
Onbirinci Sual:
Herkes meşrutiyete yemin ediyor. Halbuki ya müsemma-yı meşrutiyete kendi muhalefet.. veya edenlere karşı sükût etse; acaba keffaret-i yemin vermek lâzım gelmez mi? Ve millet yalancı olmaz mı? Ve masum olan efkâr-ı umumiye yalancı, ma'tuh ve gayr-ı mümeyyiz addolunmaz mı?
Elhasıl:
İstibdad ve tahakküm, cehalet cihetiyle şimdi hükümfermadır. Güya istibdad ve hafiyelik tenasüh etmiş.. Ve Sultan Abdülhamid'den de istirdad-ı hürriyet değilmiş.. Belki hafif ve az istibdadı, şiddetli ve kesretli yapmakmış! Zîrâ hürriyetle alışverişi yoktur.
Yarım Sual:
Nazik ve zayıf bir vücûd ki, sivrisinek ve arıların ısırmasına tahammül edemediği için, gayet telaş ve zahmetle def'ine çalışırken; biri çıksa, dese ki: Maksadı bu sivrisinekleri ve arıları def' değil, belki arkasında yarı mürde büyük ejderhayı ihya ile kendine musallat etmek ister. Acaba hangi ahmağı kandıracaktır?
Sualin diğer yarısı çıkmağa izin yoktur.
Ey paşalar, zabitler! Cemî'-i kuvvetimle derim ki:
Ceridelerde neşrettiğim umum makalatımdaki umum hakâika nihayet derecede musırrım. Şayet zaman-ı mazî canibinden, Asr-ı Saadet mahkemesinden
Sekizinci Sual:
Bir fırka kendine bir imtiyaz taksa, herkesin en hassas nikat-i asabiyesine daima dokundura dokundura, zorla herkesi meşrutiyete muhalif gibi gösterse; ve herkes de onlar kendilerine taktığı ism-i meşrutiyet altında olan manâ-yı istibdada ilişse, acaba kabahat kimdedir?
Dokuzuncu Sual:
Acaba bahçıvan bir bahçenin kapısını açsa, herkese ibaha etse, sonra da zayiat vuku bulsa, kabahat kimdedir?
Onuncu Sual:
Hürriyet-i kelâm ve fikir verilse, sonra da muahaze olunsa; acaba bîçare milleti ateşe atmak için bir plân olmaz mı? Böyle olmasa idi, başka bahaneyle mevki-i tatbike konulacağı hayale gelmez mi?
Onbirinci Sual:
Herkes meşrutiyete yemin ediyor. Halbuki ya müsemma-yı meşrutiyete kendi muhalefet.. veya edenlere karşı sükût etse; acaba keffaret-i yemin vermek lâzım gelmez mi? Ve millet yalancı olmaz mı? Ve masum olan efkâr-ı umumiye yalancı, ma'tuh ve gayr-ı mümeyyiz addolunmaz mı?
Elhasıl:
İstibdad ve tahakküm, cehalet cihetiyle şimdi hükümfermadır. Güya istibdad ve hafiyelik tenasüh etmiş.. Ve Sultan Abdülhamid'den de istirdad-ı hürriyet değilmiş.. Belki hafif ve az istibdadı, şiddetli ve kesretli yapmakmış! Zîrâ hürriyetle alışverişi yoktur.
Yarım Sual:
Nazik ve zayıf bir vücûd ki, sivrisinek ve arıların ısırmasına tahammül edemediği için, gayet telaş ve zahmetle def'ine çalışırken; biri çıksa, dese ki: Maksadı bu sivrisinekleri ve arıları def' değil, belki arkasında yarı mürde büyük ejderhayı ihya ile kendine musallat etmek ister. Acaba hangi ahmağı kandıracaktır?
Sualin diğer yarısı çıkmağa izin yoktur.
Ey paşalar, zabitler! Cemî'-i kuvvetimle derim ki:
Ceridelerde neşrettiğim umum makalatımdaki umum hakâika nihayet derecede musırrım. Şayet zaman-ı mazî canibinden, Asr-ı Saadet mahkemesinden
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi