Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
olsa gerektir. Mazlumiyetle ölmek, zalimiyetle yaşamaktan daha hayırlıdır.
Bunu da derim ki: Bazı kabahatli adam kabahatini setr için başkasını jurnal veya buranın hali gibi müdahene eder.
{(*) Nüsha farkında: "Siyaseti dinsizliğe âlet yapan bazı adamlar kabahatini setr için başkasını irtica' ile ve dinini siyasete âlet yapmakla itham ederler."}
Şimdiki hafiyeler eskisinden beterdirler. Bunların sadakatına nasıl itimad olunur? Adalet onların sözüne nasıl bina edilir? Hem de cerbeze ile insan, adalet yaparken zulme düşüyor. Zîrâ insan kusursuz olmaz. Fakat zaman-ı medid ve efrad-i kesîre içinde ve tahallül-ü mehasinle ta'dil olunan müteferrik kusurları cerbeze ile cem'edip, bir zaman-ı vâhidde bir şahs-ı vâhidden sudûrunu tevehhüm ederek şedid cezaya müstehak görür. Halbuki bu tarz, bir zulm-ü şediddir. Şimdi gelelim o onbir buçuk cinayetlerimin ta'dadına!...
{(**) İhtar: Bu cinayetlerin herbiri Divan-ı Harbdeki kırk tane evrak-ı perişanımda ve sair şayiatda hatıra gelen sual-i mukadderlere birer cevab-ı icmalidir. -Müellif-}
BİRİNCİ CİNAYET:
Geçen sene bidayet-i hürriyette ellialtmış telgraf umum aşâir-i ekrada sadaret vasıtasıyla çektim.
Meali şu idi:
"Meşrutiyet ve kanun-u esasî işittiğiniz emr, hakikî adalet ve meşveret-i şer'iyeden ibarettir. Hüsn-ü telakki ediniz. Muhafazasına çalışınız!.. Zîrâ, dünyevî saadetimiz meşrutiyettedir. İstibdaddan herkesten ziyade biz zarardîdeyiz."
Her yerden bu telgrafların cevabı, suret-i hasenede geldi. Demek Kürdleri tenbih ettim, gafil bırakmadım. Tâ ki yeni bir istibdad onların gafletinden istifade etmesin. Neme lâzım demediğimden cinayet
{(*) Nüsha farkında: "Cinayet işledim ki, bu mahkemeye girdim..."}
ettim.
Bunu da derim ki: Bazı kabahatli adam kabahatini setr için başkasını jurnal veya buranın hali gibi müdahene eder.
{(*) Nüsha farkında: "Siyaseti dinsizliğe âlet yapan bazı adamlar kabahatini setr için başkasını irtica' ile ve dinini siyasete âlet yapmakla itham ederler."}
Şimdiki hafiyeler eskisinden beterdirler. Bunların sadakatına nasıl itimad olunur? Adalet onların sözüne nasıl bina edilir? Hem de cerbeze ile insan, adalet yaparken zulme düşüyor. Zîrâ insan kusursuz olmaz. Fakat zaman-ı medid ve efrad-i kesîre içinde ve tahallül-ü mehasinle ta'dil olunan müteferrik kusurları cerbeze ile cem'edip, bir zaman-ı vâhidde bir şahs-ı vâhidden sudûrunu tevehhüm ederek şedid cezaya müstehak görür. Halbuki bu tarz, bir zulm-ü şediddir. Şimdi gelelim o onbir buçuk cinayetlerimin ta'dadına!...
{(**) İhtar: Bu cinayetlerin herbiri Divan-ı Harbdeki kırk tane evrak-ı perişanımda ve sair şayiatda hatıra gelen sual-i mukadderlere birer cevab-ı icmalidir. -Müellif-}
BİRİNCİ CİNAYET:
Geçen sene bidayet-i hürriyette ellialtmış telgraf umum aşâir-i ekrada sadaret vasıtasıyla çektim.
Meali şu idi:
"Meşrutiyet ve kanun-u esasî işittiğiniz emr, hakikî adalet ve meşveret-i şer'iyeden ibarettir. Hüsn-ü telakki ediniz. Muhafazasına çalışınız!.. Zîrâ, dünyevî saadetimiz meşrutiyettedir. İstibdaddan herkesten ziyade biz zarardîdeyiz."
Her yerden bu telgrafların cevabı, suret-i hasenede geldi. Demek Kürdleri tenbih ettim, gafil bırakmadım. Tâ ki yeni bir istibdad onların gafletinden istifade etmesin. Neme lâzım demediğimden cinayet
{(*) Nüsha farkında: "Cinayet işledim ki, bu mahkemeye girdim..."}
ettim.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi