Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
bilbedahe kalbe gösteriyor. Madem bir hakikat var, bilbedâhe hakiki rahmet var. Madem hakiki rahmet var, saadet-i ebediye olacaktır.
Sekizinci Menba':
Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandır. Kim kendi uyanık vicdanını dinlese: "Ebed!.. ebed!.." sesini işitecektir. Demek o, onun için mahluktur. Demek bu incizab ve cezbe bir gaye-i hakikî ve hakikat-ı cazibedârın yalnız cezbiyle olabilir.
Dokuzuncu Menba':
Sâdık, masduk, musaddak olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ihbarıdır. Evet O'nun sözleriyle saadet-i ebediyenin kapıları açılmış. Ve O'na karşı kelâmları birer penceredir. Zaten bütün kuvvetiyle bütün davaları tevhidden sonra o noktada temerküz ediyor.
Onuncu Menba':
Onüç asırda yedi vecihle i'cazını muhafaza eden Kur'ân-ı Mu'ciz-ül Beyanın ihbârât-ı kat'iyesidir. Evet nefs-i ihbarı, haşr-i cismanînin keşşâfı ve şu remz-i hikmetin miftâhıdır. Hem tazammun ettiği ve mükerreren tefekküre emrederek nazara vaz' ettiği berâhin binlerdir.
Ezcümle:
Bir kıyas-ı temsiliyeyi tazammun eden
وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا
ve
قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓى اَنْشَاَهَا اَوَّلَ مَرَّةٍ
hem bir delil-i adlîye işaret eden
وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّا مٍ لِلْعَب۪يدِ
gibi pek çok âyât-ı kesire ile haşr-i cismaniyenin saadet-i ebediyeye nâzır pek çok dürbünleri nazar-ı beşere vaz' etmiştir.
BİRİNCİ KIYASIN HÜLÂSASI
Bak, vücûd-u insan tavırdan tavıra geçtikçe acib, muntazam inkılabatı geçiriyor. Nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan azm ve lahme, azm ve lahmeden halk-ı cedide intikal, gâyet dakîk desâtîre tâbidir. Her bir tavrın öyle kavânin-i mahsusa, ve öyle nizâmât-ı muayyene ve öyle harekât-ı muttaridesi vardır ki; cam gibi altında kasd, irade, ihtiyar, hikmetin cilvelerini gösterir. İşte vücûd itibariyle böyle her sene libasını değiştiren o vücûdun bekası, inhilâlin yerini dolduran bir terkibe muhtaçtır.
Sekizinci Menba':
Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandır. Kim kendi uyanık vicdanını dinlese: "Ebed!.. ebed!.." sesini işitecektir. Demek o, onun için mahluktur. Demek bu incizab ve cezbe bir gaye-i hakikî ve hakikat-ı cazibedârın yalnız cezbiyle olabilir.
Dokuzuncu Menba':
Sâdık, masduk, musaddak olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ihbarıdır. Evet O'nun sözleriyle saadet-i ebediyenin kapıları açılmış. Ve O'na karşı kelâmları birer penceredir. Zaten bütün kuvvetiyle bütün davaları tevhidden sonra o noktada temerküz ediyor.
Onuncu Menba':
Onüç asırda yedi vecihle i'cazını muhafaza eden Kur'ân-ı Mu'ciz-ül Beyanın ihbârât-ı kat'iyesidir. Evet nefs-i ihbarı, haşr-i cismanînin keşşâfı ve şu remz-i hikmetin miftâhıdır. Hem tazammun ettiği ve mükerreren tefekküre emrederek nazara vaz' ettiği berâhin binlerdir.
Ezcümle:
Bir kıyas-ı temsiliyeyi tazammun eden
وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا
ve
قُلْ يُحْي۪يهَا الَّذ۪ٓى اَنْشَاَهَا اَوَّلَ مَرَّةٍ
hem bir delil-i adlîye işaret eden
وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّا مٍ لِلْعَب۪يدِ
gibi pek çok âyât-ı kesire ile haşr-i cismaniyenin saadet-i ebediyeye nâzır pek çok dürbünleri nazar-ı beşere vaz' etmiştir.
BİRİNCİ KIYASIN HÜLÂSASI
Bak, vücûd-u insan tavırdan tavıra geçtikçe acib, muntazam inkılabatı geçiriyor. Nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan azm ve lahme, azm ve lahmeden halk-ı cedide intikal, gâyet dakîk desâtîre tâbidir. Her bir tavrın öyle kavânin-i mahsusa, ve öyle nizâmât-ı muayyene ve öyle harekât-ı muttaridesi vardır ki; cam gibi altında kasd, irade, ihtiyar, hikmetin cilvelerini gösterir. İşte vücûd itibariyle böyle her sene libasını değiştiren o vücûdun bekası, inhilâlin yerini dolduran bir terkibe muhtaçtır.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi