Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âsâr-ı Bediiye
    Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
    • ÂSÂR-I BEDİİYYE
    • Nokta Risalesi@—
    • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
    • Rumûz@—
    • İşârât@—
    • Tulûât@—
    • Hutuvât-ı Sitte@—
    • Sünûhât@—
    • Deva-ül Ye’s@—
    • Muhâkemat@—
    • Münâzarat@—
    • Hutbe-i Şâmiye@—
    • Teşhis-ül İllet@—
    • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
    • Divan-ı Harb-i Örfî@—
    • Nutuklar@—
    • Makaleler Kısmı@—
    • Lemeât@—
    • Hakikat Çekirdekleri@—
    • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
    • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
    • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
    • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
    • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
    Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âsâr-ı Bediiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    S- Nasıl, hürriyet imanın hassasıdır?

    C- Zîrâ rabıta-i iman ile Sultan-ı Kâinat'a hizmetkâr olan adam, tezellüle tenezzül etmeye ve başkasının tahakküm ve istibdadı altına girmeye, izzet ve şehamet-i imaniyesi bırakmadığı gibi; başkasının hürriyet ve hukukuna tecavüzü dahi şefkat-i imaniyesi bırakmaz. Evet bir padişahın doğru bir hizmetkârı, bir çobanın tahakkümüne tezellül etmez. Bir bîçareye tahakküme dahi, tenezzül etmez. Demek iman ne kadar mükemmel olursa, o derecede hürriyet parlar. İşte Asr-ı Saadet...

    S- Bir büyük adama, bir veliye, bir şeyhe, bir büyük âlime karşı nasıl hür olacağız? Onlar meziyetleri için bize tahakküm etmek haklarıdır. Biz onların ve faziletlerinin esiriyiz.

    C- Velâyet, şeyhlik, büyüklüğün şe'ni; tevazu ve mahviyettir. Tekebbür ve tahakküm değildir. Demek tekebbür eden, sabiyy-i müteşeyyihtir. Siz de büyük tanımayınız.

    S- Neden tekebbür küçüklük alâmetidir?

    C- Zîrâ her bir insan için, içinde görünecek ve onunla nâsı temaşa edecek bir mertebe-i haysiyet ve şöhret vardır. İşte o mertebe eğer kamet-i isti'dadından daha yüksek ise; o, o seviyede görünmek için tekebbür ile ona uzanıp tetavül edecektir. Şayet kıymet ve istihkakı daha bülend ise, tevazu' ile tekavvüs edip ona eğilecektir.

    S- Pekâlâ, kabul ettik ki hürriyet iyidir, güzeldir. Fakat şu Ermenilerin hürriyeti çirkin görünür, bizi düşündürür. Re'yin nedir?

    C- Evvela: Onların hürriyeti; onlara zulmetmemek ve rahat bırakmaktır. Bu ise, şer'îdir. Bundan fazlası; sizin fenalığınıza, divaneliğinize karşı bir tecavüzleridir, cehaletinizden bir istifadeleridir.

    Sâniyen:

    Farzediniz ki, hürriyetleri bildiğiniz gibi size fena olsun. Lâkin, yine biz ehl-i İslâm zararlı değiliz. Çünki içimizdeki Ermeniler üç milyon olmadığı gibi, gayr-ı müslimler dahi on milyon yoktur. Halbuki bizim milletimiz ve ebedî kardeşlerimiz üçyüz milyondan ziyade iken; üç müdhiş kayd ile mukayyed olup, ecnebîlerin istibdad-ı manevîlerinin taht-ı esaretlerinde eziliyorlar. İşte hürriyetimizin bir şubesi olan gayr-ı müslimlerin hürriyeti, bizim umum milletimizin hürriyetinin rüşvetidir.


     /  
    710
    Kitap Ekle