Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
İMDİ SUALE VE CEVABA BAŞLIYORUM
S- Ey Seyda! İstanbul'a gittin.. bu inkılâb-ı azîmi gördün.. mühim işler içine girdin... bize ne getirdin?
C- Müjde getirdim!...
S- Müjde ne demek?... Bazılar bize: "Sizin için fenalık var," diyorlar?...
C- Nurdan zarar gelmez. Gelirse, huffaşa gelir, murdar şeylere gelir. Size cemî-i kuvvetimle yalnız Kürdistana değil, belki âleme işittirecek tarzda bağırarak müjde veriyorum ki; umum İslâmın, lâsiyyema Osmanlıların, bâhusus Ekradın saadetinin fecr-i sâdıkının geldiğini hatta Bâşid başında görüyorum.
رغمًا على أنف أبو العلاء المعرّى
Faraza şu devletin yarı milleti bahasında verilse idi, gene erzan.. ve zulmetle beraber yansa idi gene ucuz...
S- Biz öyle işitmedik?...
C- Şeytanın arkadaşları çoktur...
S- Öyle ise zihnimize gelen şüpheleri ve sualleri hallet!..
C- Elbette... Fakat müşteri olmadan, istemeden malımı satmam...
S- İstibdad nedir? Meşrutiyet nedir? Diğeri: Ermeniler ağa oldular. Biz sefil kaldık. Başkası: Dinimize zarar yok mu? Daha başkası: Jön Türkler şöyledirler, böyledirler. Bizi de zarardîde edecekler. Diğeri: Gayr-i Müslim nasıl asker olacak?.. ilh...
C- Yâhu, şu gürültülü karmakarışık, sizin gibi intizamsız suallerinize nasıl cevap vereceğim!..
S- Ey Seyda! İstanbul'a gittin.. bu inkılâb-ı azîmi gördün.. mühim işler içine girdin... bize ne getirdin?
C- Müjde getirdim!...
S- Müjde ne demek?... Bazılar bize: "Sizin için fenalık var," diyorlar?...
C- Nurdan zarar gelmez. Gelirse, huffaşa gelir, murdar şeylere gelir. Size cemî-i kuvvetimle yalnız Kürdistana değil, belki âleme işittirecek tarzda bağırarak müjde veriyorum ki; umum İslâmın, lâsiyyema Osmanlıların, bâhusus Ekradın saadetinin fecr-i sâdıkının geldiğini hatta Bâşid başında görüyorum.
رغمًا على أنف أبو العلاء المعرّى
Faraza şu devletin yarı milleti bahasında verilse idi, gene erzan.. ve zulmetle beraber yansa idi gene ucuz...
S- Biz öyle işitmedik?...
C- Şeytanın arkadaşları çoktur...
S- Öyle ise zihnimize gelen şüpheleri ve sualleri hallet!..
C- Elbette... Fakat müşteri olmadan, istemeden malımı satmam...
S- İstibdad nedir? Meşrutiyet nedir? Diğeri: Ermeniler ağa oldular. Biz sefil kaldık. Başkası: Dinimize zarar yok mu? Daha başkası: Jön Türkler şöyledirler, böyledirler. Bizi de zarardîde edecekler. Diğeri: Gayr-i Müslim nasıl asker olacak?.. ilh...
C- Yâhu, şu gürültülü karmakarışık, sizin gibi intizamsız suallerinize nasıl cevap vereceğim!..
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi